13 Ağustos 2010 Cuma

STYLish | Medeniyet Dediğin Tek Tekeri Kalmış Bisiklet



Evet çok sıcak, herkes de şikayetçi ama işte ben yeterki yaz olsun kavrulsam da farketmez diyenlerdenim, çünkü ,yanında bana hep renk, çiçek, hafiflik, keyif getirmiştir, bir de dersler hafifler evet evet itiraf ediyorum. İşte bisiklet de bunlardan biri, yazın ilk kıpırtılarıyla benim içimdeki bisiklet aşkı büyür büyür kocaman olur, heyhaaaat İstanbul'da hem kokoş kalıp hem bisiklete binmek gibi bir lüks ise maalesef yoktur:/ ODTÜ'yü bu anlamda pek özlüyorum.



Bence milletimin yıllardır korktuğu:) medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar düdük kadar şortuyla, bisikletinin önündeki sepete çantasını ve topuklu pabuçlarını yerleştirip, kulağında mp3'ü sağdan soldan araba çıkar da bana gömer mi diye endişelenmeden, apaçiler olsun, siular olsun vahşilerin saldırgan oklarına maruz kalmadan pedal çevirebilen, bisikletini devirip uzandığı çimlerde kitabını eğer canı isterse "sere serpe"(Türk magazinci ağızları:)) okuyabilen bir kadın! (lütfen "Avrupalı erkelerin %99'u gay ondan bakmıyorlar "klişesiyle gelmeyin bana:)) "Düşersen dizin dirseğin uf olur"la hiç gelmeyin:)



Tasarımcılar "İstanbul'da ilham var ama moda kimliği yok" diyor, dergiciler "ammaaaaaaaaaan siz de kendinizi giyiniyor mu sanıyorsunuz yurtdışındaki street style bloggerların yanından geçemezsiniz" diye stil bloglarına çakıp duruyor(tabi diyenlerin hepsi birer Anna Wintour, birer Franca Sozzani o ayrı:)) ama bence gönlünce bisiklete bile binemeyen kadınlar olarak biz her şeye rağmen bir şeyler başarıyoruz:)



Sonuçta "stil" bir ifade biçimidir ve Türkiye'de İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ yoktur:) Renk renk, desen desen, mini mini, lingerie lingerie giyinelim, bisikletimize, Vespamıza atlayalım da sonra 301. maddeden içeri mi girelim? Aman allah şu yukarıdaki jean şortlu hanım kızın bizim karakollardan birine düştüğünü düşündüm de, içim bir fena oldu!



Sartorialist olsun, Tommy Ton olsun topladığım bisikletli fotoğraflara bakınca GUCCI'nin, HERMES'in, LOUIS VUITTON'un neden iştahla en stylishinden bisikletler tasarladığını anladım:) Çünkü orada bisiklet de bir aksesuar:)) Üstünde rahat olup olmaman en az yüksek ökçeli bir pabucun içinde rahat olup olmaman kadar önemsiz, pedal çevirirken zorlanman küçücük bir portföye para, cep telefonu, kimlik, anahtar tıkıştırma zorluğundan farksız. Yani maksat stil sahibi olunsun:) Stilden ödün vermeden özgürlük sahibi olunsun! Hatta dün şu yazısında Moda Cadısı da en şıkından hayıflanmış:)



Aaah ah Off Ne Giysem Biu'cuğumla yaralı olduğumuz bir de VESPA konusu var kiii, onu hiç açmıyorum, kendisi apayrı bir yazı konusu, yakında inleyen nağmeler eşliğinde onu da yazacağım:)) Ben şimdilik kocacımın Burgman'ında aşağıdaki modda takılıyorum ama gönül ister şöyle ya kırmızı ya fildişisinden , en cicisinden bir Vespa!



Üstelik Vespalar bisikletten daha pratik, çoğu daha stylish, hem de en az bir GUCCI bisiklet değerinde ve üstelik üstünüze halk otobüsünden yanlışlıkla adam inmediği sürece istediğiniz yere hızlıca götürüyor, hepsinden de önemlisi İtalyan! Yetmez mi:)

Dipnot: aşağıda ilk karedeki kadının önünde eğiliyorum!



[Görseller: Sartorialist,Chicycle,Jak&Jil,Trofolo]

26 yorum:

tuguna dedi ki...

Ne güzel bir yazı olmuş, katılmamak ne mümkün. Benim de yurtdısında yasamak konusunda en zevk aldıgım seylerden biri okula-işe bisikletle gidebiliyor olmak. Oglumu da önümdeki bebek koltuguna oturtuyorum, pek güzel oluyor:) Darısı Türkiye'nin basına.

Bir kadın dedi ki...

Aslında aynı yoldan gidiyormuşuz. İlk ortak nokta Odtü. Kampüste yaşarken her gün binerdim, derslere bisikletle gidip gelirdim. Kampüsten ayrılınca bir de Eymir'i ekledim bu güzergaha. 2 günde bir, korkunç kış şartları hariç 30 km binmeye özen gösteriyordum. E yıllarca böyle bir tempoda olunca kilodur, selülittir hiçbir şeyle uğraşmamış oluyorsunuz.

Sonra n'oldu? 2 yıl önce İstanbul'a yerleştim. Bisiklete elveda demişim de haberim yokmuş. Caddebostan-Bostancı sahilinde kullanılan bisiklet, bisiklet değil ne yazık ki benim için.

2 yılda mahrum kaldığım her şeyi gözden geçirip bu şehirden ayrılmaya karar verdim. Güneyde daha sevimli bir kente yerleşeceğim ve evet, ilk işim bisiklet almak olacak. :) 2 yılda aldığım o 10 kiloyu hemen vereceğim!

Vespa mı? Geçen eylülde ehliyetimi almıştım. Aynı güney kentinde Vespa'mı da alacağım. Medeniyetin göbeğindeki medeniyetsizlikten kurtulup hayal ettiğimiz şeyleri yapabilmek için bazen büyük resme bakmak gerekiyor diye düşünüyorum.

O değil de Vespalı fotoğraflar çok şık, çok!

tuuce dedi ki...

annem hep anlatırdı avrupada bisikletle giderdim her yere inmezdim tepesinde büyüdüm diye...
kültlerini stlyish yapmak da kaçınılmaz olmuş :)
tekrardan ellerin dert görmesin mcx :)

Aysun dedi ki...

Boomcum,bizim buralarda o senin onunde egilirim dedigin mini etekli kadin modunda biniyorlarki bisiklete ben hala sasiriyorum. topuklu ayakkabi, mini etek ve bisiklet benim icin cok zor bir ikili.

Isin sirri da cok basit cunku daha anne karninda bisiklete biniyorlar. kucuk bebekler bile ondeki sepette veya arkadaki koltukta gidiyor kisin karli gunlerinde.

sevgilerrrr

Itır dedi ki...

şekerim,bisikletle benim aşkım yıllar öncesine dayanıyor.Ereğlide geçirdiğim çocukluk ve gençlik günlerime özellikle.lojmanlardan şehire inerken kıçımda kısa bir şort ayağımda spor ayakkabılar,üstümde askılılarla ,sahilde tur atardım.Tabii her gün Ereğlinin serserileri ile ağızdalaşı,17 yaşının verdiği cesaretle dayılanmalar filan.sonra İzmire gittim ,bu sefer aşkımız iş dönüşlerinde yaşanmaya başladı.Hava şartları elverdiğince her akşam Bostanlı Sasalı yolunda..O zamanlar Mavişehir yeni inşaa ediliyordu,civan Türk mallarının nefis offf,yavlum demelerini kulağımda walkmenimle (bi iphonmum yoktu)engelmeye çalşsamda ,yanımdan geçen koca kamyonlanrın Zarrttt kornalarına engel olamıyordum.Taciz medeniyette bile vardı.!!!(ben yılmadım ,o ayrı konu)sonra İst' e geldim ve aşkımla aramıza engebelli yollar ve yokuşlar girdi.maalesef burda bisiklete binmek çok zor.Türk malı tacizlerinden değil,yollardan kaynaklanıyor.Vespa da bence aynı .Floransa gibi düz bir şehir değil ki İstanbul.Neyse ,çok uzattım.şu stil özgürlüğümüz ile ilgili de bir iki şey söylemek isterdim ama uzayacak ...post yapam en iyisi:))

alin dedi ki...

yaa içim gerçekten cız etti şimdi kopenhagdayken her yere bisikletle giderdim orada bisitlet yolları diğer yollardan daha çok kullanılırdı,özledim ya

MODA CADISI dedi ki...

Ben de dün yazdım,elbisemden ilham alıp :) Bu konular içimizde kanayan yara, sehir uygun olsa ben korkumdan kullanamam. Yakında bir Vespa sahibi olma ihtimalimiz var, ben de kursa gidip kullanmayı diliyorum ancak bu manyak trafikte başıma bir şey gelir diye hayıflanmadan edemiyorum, umarım aradığım cesareti bulurum. Bu arada su dergi - bloglara cakma meselesini dile getirmen yerinde olmuş, oldukça komik hehehehe :)

melisgvn dedi ki...

mükemmeeel bir post olmuş ellerine sağlık BOOM ne kadar güzel yazıyorsun sen kalemini konuşturuyorsun resmen :) bu arada annem italyan olduğu halde benim bir Vespa'm yok :(( ama alıcam :)) birde Odtü'de 4. seneme geçtiğim halde Odtü'de hiç bisiklet sürmedim :/ ama bu son senemde sürücem :)) bisikleti sadece izmir'de bostanlı sahilinde ve kordon'da sürebiliyorum :)

*STYLEBOOM* dedi ki...

@tuguna oh ya ne guzel iste ozendik neyse umarim cok yakinda ben de o keyfi yasayacagim:)

@Bir kadin ben de bavulu toplamaya basliyorum o zaman, azicik yana kaaay:))

@tuuce evet aynen oyle iste kimlik olayi tam da bu!

@aysun hmm dogustan aliskinlar diosun, evet dogru ben d eyazdimyazdim ama topukluyla pedal cevirebilir miyim pek emin degilim:)

@itir wooo harikasin:)) ve evet "yol" faktorune nasil girmedim ben:) arabayla gidemiosun bu yollarda:))

@alin :)) gurbet hasreti:)

@moda cadisi ben atlamisim o yaziyi, ve elbise de hakikaten super mesaj icerikli:))

*STYLEBOOM* dedi ki...

@melisgvn ay sen ne alem hatunsun koptum burada:))) bak hepsini yap bu sene bozusuruz:))

Doorstepping dedi ki...

Boomcum, şehir dışına taşınmadan önce bir süre işe bisikletle gittim geldim. (Resmen inatla) Çünkü bir de vapura bisikletle biniyordum. Sonra işyerinde bisikleti koyacak yer prob. çıkıp üstüne bir de şehir dışına taşınınca her şey son buldu :( Ama o dönem çok güzeldi, akşam eşimle bisiklete atlayıp Karşıyaka sahilinde dolaşıyorduk :)
Rahat etmenin dışında adamların şehir yapıları da bisiklet için tasarlanmış, yollar, metro gar istasyonlarında bisiklet parkları... Bazen burada doğduğum için lanet ediyorum. Her şey için çabalamamız gerekiyor :(

Coşkun Hürsel dedi ki...

Vespa'ya bişey diyemem ama bizim memlekette bisiklet olmaz çünkü her yer dağ dere tepe.

Londra'da belediye daha birkaç hafta önce kapsamlı bir kiralık bisiklet sistemini devreye soktu. 30 dakikanın altında kullanırsan bedava. Hemen üye oldum. Sistem bir harika! Bisikletle Londra caddelerinde gezmek harika! Ancaak, yolda yürürken veya otobüsle giderken farkedilmeyecek %1'lik bir eğim bile olsa, pedal çevirirken anında hissediyorsun ve zorlanmaya başlıyorsun.

Ankara'da Dikmen yokuşunu bisikletle tırmanmayı hayal edemiyorum! Zirveye ulaşınca geriye ne stil kalır ne tarz, sadece ter!

canDirekli dedi ki...

eeeh bea boom! :)

ne güzel yazmışsın :)

benim de hep vardır böyle bisiklet hayallerim ulaşımım öyle olsun ama en büyük hayalim de yine senden yana; krem rengi ya da gök mavisi bi vespa! :)

bakınız efem bigün motor ehliyetim de işe yarasın da mutlu olayım! :)

ALIŞVERİŞ CİNİ dedi ki...

Biziklet kesinlikle onlarda bir aksesuar, zaten bu sokak modası bloggerları da hep bisikletli tipleri seçiyor. Güzel de oluyor tabi ben de çok seviyorum. Gel gelelim bizim ülkemizde senin de şahane bir şekilde değinmiş olduğun gibi şıkıdım şıkıdım bir şekilde ne bisiklet ne Vespa binilir. Hatta gayet pantolon tshirt motorsikletiyle gezen bir hatunun bile dikkatli olması gereklidir. Bu kız madem motora binebiliyor öyleyse onu neden taciz etmeyelim gibisinden bir düşünce olabiliyor milletimizde. Aaah ah çok derin yaralara parmak basmışsın Boomcum :))

www.modaduygusu.com dedi ki...

Cathrine Baba'yı gördüm sankiii <3 dünyanın en şık kadınlarından biri bence (:

*STYLEBOOM* dedi ki...

@Doorstepping bu sıklık icin tum DNA degismeli desene:))

@coskun hursel ay evet ya yokussuz sokak, tumseksiz yol, cukursuz asfalt yok di mi:)

@alisveris cini tabii ki ben de gorsem ben de cekerdim ama ne guzel:))

@moda duygusu ayyynen oyle, pabucunun ucundan da olsa Catherine Baba!

stilize dedi ki...

Boom naaptın yine, gercekten bu kanayan bir yara ve gercekten "dusersen dizin dirsegin uff olur" soylemleriyle ne bisiklete ne de vespaya binebiliyorum. Yazlık sefasında 17 sene 3 ay dolu dolu bisiklete binmek son 7 senesinde inci beyazı bir Vespa'mız da olmuştu. Kardeşimle ortak kullanıyorduk. Babam, ticari kafa, yazlık evi Vespay'la bundle kampanya yaptı sattı, satılınca da yenisi olmadı:( Evlendim dedim artık alırım hah! Sevgili babamadan beter çıktı, balayı tek kavga mevzusu guzelim italya sokaklarında bile bana vespa kiralatmaması oldu:( Neyse ama buraya and içiyorum Boom! En geç 2011 yazında, bu sefer ateş kırmızısı bir Vespa benim olacak;)

Ceren dedi ki...

Boom'cuğum, inan İstanbul'da Vespa mümkün, hem de topuklularla daha hoş oluyor. Benim evimle işim birbirine oldukça yakın, 15 dakikalık yolculuğumu Vespa'yla yapmak sabah işe muhteşem başlamak için başlı başına bir neden değil mi zaten? Bir de kalabalık caddelerde aralıklardan kaçabilmeyi, gideceğin yerin tam önüne, hem de kucak dolusu park parası ödemeden park edebilmeyi düşünsene! Tabi Vespa'nın son derece stil sahibi olduğu da malum. Ben Vespa'mla çok mutluyum, darısı tüm isteyenlerin başına:)

*STYLEBOOM* dedi ki...

@stilize babaya koptum yaaa ama ben de olsam vespali yazlik almayi tercih ederdim:)) baskilar bizi yildirmasin sen ben biu bu isi haledicez mutttlakaaaaaaaaaaaaaaa:))

@ceren ayyy nasil guzel nasil guzeeel, benim de arkadasim cihangirde oturuyor o da oyle kirmizi bespasina kirmizi topuklriyla biniyor hop diye:) darisi basima:)

cerryy dedi ki...

burdan bu vespa akımını başlatalım!! apaçilere karşı sawaşımızı kazanıp hepimiz topukluları çekip vespalarımızlaaa vızırrr vızırrr dolaşalım istanbul sokaklarında yaraabbbiiii :)

Rouge dedi ki...

Magger'da da böyle bol resim kullansan güzel olurmuş daha keyifli geldi.Herkesin motorlu ya da motorsuz bastırılmış bisiklet arzusunu da dışarıya çıkarttın tebrikler... 3 sene önce bir Vespa aldım ama anlattığın şeyleri yaşayınca garajın bir köşesinde koydum, üzgün gözlerle bana bakıyor şimdi.Bisiklet de değil sadece yürümek, araba kullanmak, birey olarak özgürce yaşamak her geçen gün zorlaşıyor.Gözle görülmeyen o baskıyı her sokak başında, kaldırımda, cafe çıkışında omuzlarımda hissediyorum.Dik yürümekten vazgeçmesem de farkında olmadan kamburumu çıkardığımı görüyorum.Kısacası özgürlüklerimizi bir bisikletin tekerinden anlattığın için teşekkürler Boom, umarım bir gün...

*STYLEBOOM* dedi ki...

@cerry bu ugurda epey can kaybi olur ama ben varim:p

@rogue aynen katiliyorum ve aynen bir gun demekten baska secenek goremiyorum:/ Magger'a gelince ben sadece yaziyi ve fotolari yolladim, Magger bu editlemeyi kendisi yapiyor, az fotograf kullanmayi tercih etmisler:)

Bir Kadın dedi ki...

Boom,

Dediğimi yaptım ben. Kaçtım güneye. Dün 2.5 saat bisiklete bindim güneşli mis gibi bir havada. Scooter da alıyorum yakında. İstanbul ve dallamalarından uzakta çok mesudum. Yanımda hala yer var, bilesin. :)

*STYLEBOOM* dedi ki...

@bir kadin wooow! saygiyla egiliyorum:)

Đëjάώυ dedi ki...

bom bom bom boommm !!
harika bir post!! ben de bisikletli fotomu göndersemiydim acaba :p
sakin bir şehirde yaşıyorum ama bisiklet hep erkeklerin altında :@
ben de bir ilki başlatırım belki dedim 1 senedir bisikletim var :))

♥ willdone ♥ dedi ki...

bu harika yazıyı nasıl kaçırmışım bilemedim..

billur'un bisikletli postuna bıraktığım yorumu buraya da yazar ve kaçarım:)

"istanbul şartları altında; bisikletle işe gidemediğim, her sabah sepetime miss kokulu taze çiçekler dolduramadığım ya da en sevdiğim tiril tiril elbisem ve topuklu ayakkabılarımla şöyle en kırmızısından vespamla ordan oraya gidemediğim için karalar bağlıyorum..

ama biliyorum 2012 wishlistimde de yer alan kırmızı vespa bi gün benim olacak:) gerekirse kullanman salonumun baş köşesine koyarım:)"