10 Haziran 2012 Pazar

STİL | Maddie ve Makepeace


Geçen gün Game of Thrones sezon finalini yapınca, DowntonAbbey hala başlamayınca, Glee'den nedense biraz sıkılmış, Person of Interest'in bi iyi bi kötü olmasına gıcık olmuş, House ve Fringe'den de artık sıtkım sıyrılmışken hep yaptığım şeyi, yani Seinfeld ya da Coupling'den herhangi bir bölüm izlemeyi, yapmadım. Onun yerine bir başka şey ararken karşıma bir anda çıkan Mavi Ay'ı izledim, üstüne Dempsey ve Makepeace patlattım, sanırım hızımı alamayıp Hayat Ağacı'nı, Patron Kim'i ve San Francisco Sokakları'nı da bi ziyaret edebilirim:)


Şimdilerde "dizi" denince modası da hemen yanısıra geliyor, 80'lerde belki bunu anlatan bloglar yoktu ama evet o zaman da kadınlar dizilerden etkileniyordu. Bize Bruce Willis'i hediye eden Mavi Ay dedektiflik bürosu aynı zamanda Maddie stilini de getirmişti. İş önce saçlarla başladı, teyzemin Maddie fönü çektirdiğini hatırlıyorum, kuaför sol ön kısmı hiç onunki gibi yapamazdı:)


Maddie'nin stili çok belirgindi ve belki de 80'lerin en şık kadınıydı. Her zaman ipek giyerdi! Pastellerin kraliçesiydi, somon, deniz köpüğü, lavanta, kemik, gri, uçuk sarı! Dökümlü ve kolları kıvrılmış o kocaman vatkalı ceketlerin altında ceketle aynı renk  gömleği ve derin yırtmacı ile anvelop ya da kalem eteği, pek tabii sivri burunlu minik sivri topuklu ayakkabıları ile monokromun en güzel haliydi. Gözler ve bacaklar hep ön plandaydı:) Zarf çantası kolunun altında David'in o tatlı "Maddie" deyişine ters ters bakardı.


Ah bu diziyi paso hadi ama hadii sevgii olacaklar mı olmayacaklar mı diye ağzı açık ayran budalası tadında izlememe rağmen, sevgili olduktan sonra acayip sıkıcılaşmıştı:)


Bu şahane ikililerden biri de Dempsey ve Makepeace'di:) Tam bir İngiliz olan Lady Makepeace ile bire bir zıttı bir Amerikalı dedektif olan Dempsey'nin İngiltere'deki macerası. Maddie ne kadar feminen ve yumuşaksa Makepeace bir o kadar maskülendi. İş yine ilk önce saçlardan başladı!


Makepeace'in kahküllü, kırpık kırpık perçemleri olan küt saçı pek sükse yapmıştı, üstelik biraz daha genç kadınlara hitap eden spor bir çizgisi de vardı. bazen papyon, bazen ince kravat ve Harrington montlarla kombinlediği gömlekleri ve daracık pantolonları ile çok cooldu. Gündüz son derece casual olan Makepeace akşamları bir o kadar gösteriş, pul payet, tostlu saç ve renki göz makyajı seven bir tip oluyordu:)


Bu ikisinin de sürekli didişmeye dayalı flörtleşmesini uzun zaman "e hadi ama hadiii" diye diye izlemiştim, ve yine sevgili olduktan sonra dizi sıkıcılaşmıştı.

Ya da bende bir sorun var, bana öyle geliyordu:) 
İşte böyle bir nostalji esti, bence güzel oldu:)
Her iki hanımın da aksesuar seçimine de değinmeden geçemeyeceğim, hem David Addison rolünde Bruce Willis hem Dempsey hoş adamlar:) Bu posta bir de Sam Whitmore ve Kyle Masters mı ekleseydik:)
Sizin 80lerdeki favori dizileriniz hangisiydi, aslında hepsi çok çok güzeldi sanki:)

Last week surfing through the net, I come up with Moonlighting:) I watched a few episodes and find myself very happy. Nowadays, all the series come up with their style blogs and fashion talk, those years we do not have such luxury, but in fact Maddie is one of the most stylish women of all times With her pastel monochrome suits, she is always feminine and elegant. Pale pink, nudei baby blue, lilac and ivory were her colors. She wore oversize loose blazers and high slit pencil skirts with matching heels:)  Especially her hair was soo hip! On the other hand, Makepeace was much more cool and masculin, her effortless bob cut was very trendy amng young women. Both ladies have very distinct style but effected our lives, at least our mums' lives:p

9 yorum:

Loves From Fashion dedi ki...

İlk baştaki kısım tam da beni anlatıyoo! Game Of Thrones seson finaline girdi. Downton Abbey başlasa diye ölüyoruum artık -kendisi en favori dizimdir-Glee de biraz sıkıcılaşmaya başladıı :(( Nostaji rüzgarı çook güzel olmuş, postu ve fotoğrafları çok sevdim :)

Adsız dedi ki...

Harika bir yazı olmuş,aynı duygular içerisinde izlemişiz iki diziyide.Hep o çekişmeli flörtlermiş bizi çeken :)

Kucuk Dunyam dedi ki...

Post'unuzu okurken cok eskilere gittim, bunlar benimde en sevdigim dizilerdi hele Mavi Ayin yeri tartisilmaz :)) Gercekten guzel bir nostalji olmus paylasim icin tesekkurler.

Bende bloguma beklerim birdalda2kiraz.blogspot.com

Sevgiler

gulcekim dedi ki...

Maddie stili 80lerin sonunda 90larin basında aynı annem inanamıyorum :o ayni o sekilde giyinir süslenir sacını öyle kabarık fönler üstelik tuttururdu da anımsıyorum benide güzelce giydirir tin tin gezmeye giderdik çocukluğum depresti :P eskiler daha mı güzeldi yoksa boom? Cok farklı bir post olmuş hemen cesur ve güzel ya da yalan rüzgarı ya da hayat ağacı izlemeliyim 80lerim geldi sayende :))

Lunapark Queen dedi ki...

80'lerde ben ortalarda yoktum favorimi belirtemeyeceğim ama bu postu çok sevdim :)) Bence bir de Yalan Rüzgarı stili yazmalısın Boom ;)

Judy Abbott dedi ki...

Seksenlerde en sevdiğim diziler Mavi Ay, Fame, Cosby Ailesi, Altın Kızlar, Savaş Ve Anılar, Kara Şimşek idi. Maddie'nin ipekler içindeki şıklığını hala hatırlarım.

Modagrafya dedi ki...

Hanedan dizisini de yazsaydın keşke:) Joan Collins stili özeldir:) Bir de Dallas vardı tabi. Meksika dizilerini de unutmayalım, Mariana ve Eduardo dizilerini seyretmek için ekrana yapışırdık:) Türk filmi gibi konuları vardı zaten bunların bize yakın geliyordu ondan seviyorduk herhalde :D

Moda Haftası dedi ki...

ahahaha benim kadınım Makepeace'e bayılırım yazı süper olmuş. Ellerine sağlık. şimdi filmini açıp izlemek isteği oluştu bende

Nazlı dedi ki...

Bayadir boyle keyifli bir yaziya denk gelmemistim moda bloglarinda!! Eline saglik :))

nazlierdenphotography.blogspot.com