10 Ocak 2013 Perşembe

BABYBOOM | Anael'de Hamilelikte Tomatis Yöntemi


2 günlük bir aradan sonra yine blogdayım:) #babyboom baktı ki bu annenin oturmaya hiç niyeti yok, ben şunu bi iki seksen yatırayım dedi, o yüzden biraz dinlendik:p Merak etmeyin, endişeye mahal yok.

Bu postda size inanılmaz güzel bir deneyimimi anlatacağım, daha doğrusu anlatmaya çalışacağım, çünkü herşey o kadar içsel gelişiyor ki bazen bir kelime bulmak zorlaşıyor. Beni Twitter'dan takip edenler arada bir ANAEL'den yaptığım check-in ve twitleri görmüşlerdir. ANAEL Aile Merkezi anne ve bebeğin özellikle ruhu  için gerekenleri sağlayan, benzerlerine de ancak Avrupa'da rastlanabilecek bir merkez. Mutlaka tıklayın ve hizmetlerini inceleyin derim. Ben burada Tomatis seanslarına katıldım. Harika bir şey yaptım: belki eskiden çok iyi duyuyor ama dinlemiyordum, şimdi çok da iyi dinliyorum. Kimi mi? Kendimi! Bebeğimi!
Anael fuşyası  ♥

Hemen herkes eminim müziğin, özellikle klasik müziğin, özellikle Mozart'ın hamilelikte ne kadar faydası olduğunu duymuştur. Hatta Youtube, anne klasik müzik dinlerken bebeklerin göbecikte şen şakrak takılışını gösteren videolarla dolu. Tomatis metodu da müziğin, aslında daha doğrusu frekansların kullanıldığı bir yöntem kaba tabiriyle. Ben Aralık ayında başladım ve aralıksız her gün 1.5 saatlik seanslara girdim.
Huzur

Peki ben bunu niye yaptım? Öncelikle kendimi tanıyorum:  fazla hareketli, çokça zıplamalı, çabuk stres yapan, gürültülü gürültülü konuşan ve haddinden fazla "multitask" bir insan olduğum için, beni bana bırakırsan rahatlamak/dinlenmek zor biliyordum.  Biri bana otur aşağı demedikçe kendime iş yaratacağım aşikardı. Üstelik biraz endişeliydim, anne olmayı ben becerebilecek miydim, 34 seneden sonra bu nasıl olacaktı, daha mı güzel olacaktı, şaftım mı kayacaktı?:)   Sanırım insan en hazırım dediğinde bile çocuk için yeterince hazır olamıyor, ufacık bir şeyden bir endişe buluyor. Sonunda araştırırken araştırırken bana en yakın metodu buldum: müziğin gücünü! 

Duyuyor musun? Dinliyor musun? 
1. Tomatis Seansı öncesi hem ortakulak hem içkulak frekans testi

Frekansla dengeleme metodunu duyma, konuşma, beden ve psikoloji arasındaki karşılıklı etkileşimi fark eden Fransız Dr. Alfred Tomatis bulmuş.  Gerçekten de öyle değil mi, yumuşak sesler ve güzel müzikler bizi rahatlatırken bir matkap sesi nasıl da gerer ve sinirlendirir.

Hep bakıyoruz karnımızdaki bebek ilk ne zaman hareket edecek, ilk ne zaman duyacak vs. Peki işte ilk duyduğunda güzel bir şeyler duysa bizden! Annesinin sesi bebeğin dış dünyaya ilk kapısıymış. O yüzden de anne sesinin melodisi ve ritmi onun için bir "ilk". Mutlu, rahat pozitif bir ses, fetusun dinleme isteğini artırmış.  

İlk testimdeyim:)

Şimdi gelelim bana: Tomatis seansları her gün olmak üzere aralıksız yapılıyor. Her gün 1.5 saat. Olaya başlamadan, yukarıdaki gibi değişik kulaklıklarla size bir test yapıyorlar. Bu çok ilginç, çünkü burada tepki verdiğiniz frekanslara bakarak İris Hanım resmen içinizi okuyor:) Bu test duyma kabiliyeti, dinleme kabiliyeti, fiziksel kondüsyon, ruhsal kondüsyon, yetenekler, ve sağ sol beyin arasındaki etkileşim  hakkında bilgi veriyor. Örneğin, 125-1.000 hz arasında orta-iç kulak arasındaki iletişim  uyku kalitesi hakkında, denge sistemi hakkında hatta kas tonu (gergin mi- relax mı) hakkında bile bilgi veriyor. Ben bu testin sonunda omuzlarımı ne kadar kastığımdan, uykumla ilgili şeylere kadar pek çok şeyin farkına vardım ve düzeltmeye çalıştım.

Matematik  yanım işin bu kısmını anlamak için çok uğraşmadı değil:)

Bu analiz sürecinin içinde aynı zamanda beynimin hangi tarafını daha baskın kullandığım, hangi kulağımın dominant olduğu belirlendi. Hangi kulak dominant ise o kulakla sesimizi kontrol ediyormuşuz. Bu testten sonra uzmanımla konuştuk ve bana 10 günlük bir dinleme programı uygulandı. 


Hamileliğin 5. ayı itibariyle kulak oluşumu tamamlanıyormuş ve beyin gelişimini desteklemek gibi çok önemli bir rolü üstleniyormuş. Annenin sesi yumuşak, rahat ve ahenkli olduğunda fetüs akustik sinyalleri severek ona yöneliyormuş ve bu yöneliş dinlemeye teşvik ediyormuş. Fetus, anne sesinin melodisi, ritmi ve frekansından annenin ruhsal durumunu algılayarak, anne ile iletişime geçip geçmeme kararı veriyormuş. #babyboom ilk hareketini benim bir dinleme seansımda yaptı, o kadar heyecanlandım ki! 21. haftaydı ve hala hareket etmemişti hiç:)
Seanslarda özel bir kulaklık takıyorsunuz, hem kulaklara hem de omurilikten aktarım olsun diye tam kafatasının tepesindeki bir noktaya yerleşiyor cihaz.

Dinleme seansında kullanılan kulaklık sayesinde göbecikteki bebek de kafatasının üst kısmından omurgaya, oradan da leğen kemiğine uzanan kemik iletimi sayesinde duyuyor ve rahatlıyor. 

Bu seanslarda başta zorlandım, çünkü insan ne yapacağını bilmiyor, sadece sana ait dinlenmek zorunda olduğun, uzandığın, rahatladığın kocaman dakikalar. Kulağında alçalıp yükselen frekanslarda melodiler. Kafanın içini boşaltmak kolay olmuyor, çıkınca şunu yaparım, bloga şunu hazırlarım, ödev okurum, akşam ne yesek benim başlangıç böyle geçti. Ama sonra 3., 4. seansla birlikte iç sesinle baş başa kalmayı öğreniyorsun, duyduklarından bazen eskiye dönüp bazı şeyleri çözüyorsun, hatta bir şeyler yazmak, bebeğe konuşmadan bir şeyler anlatmak istiyorsun. İnanılmaz bir rahatlama, huzura erme ve rahatlamayı öğrenme hali.


Bir kaç seansda bir ilk test yeniden tekrarlanarak bu tür tablolar oluşturuluyor, anksiyetenin kaybı, ne kadar rahatladığın, bebeğe ve kendine olan konsantrasyonun ne kadar arttığı vs. ortaya çıkıyor.

İşte burası da benim "dinle(n)me" köşem:)
Sanırım anlatacaklarım için bulabileceğim kelimeler bu kadar, fiziken sağlıklı bir hamilelik geçiriyorum (maşallah:))  ama psikolojik olarak da huzurlu ve sakin bir hamileliğin doğuma kadar, dahası doğumdan sonra hem benim hem bebeğim için çok önemli olduğunu hep hissettim, o yüzden de bu benim kendime verdiğim güzel bir ödül oldu. Umarım size de faydası olur. Bu tür şeyler ihtiyaç değil lüks gibi düşünülüyor ama hayır ihtiyaç ve evet aynı zamanda lüks ama madden değil manen lüks.

Mesela şu olaya kadar ben ömrümde hiç plan yapmadan, ötesini düşünmeden, kalkıp kıpırdanmadan, bir şeyleri yetiştirmeye çalışmadan günde aralıksız 1.5 saat geçirmemiştim. Bunu yapabildim! Ne güzelmiş:)

O zaman hiçbirimize nazarlar değmesin sevgili Boomerlar:)Tu tu tuuuu:p

ANAEL'e bu şahane sürecin yanısıra, bilgiler ve foto çekmeme izin verdikleri için ayrıca çok teşekkürler.

19 yorum:

Prettyinpink bride dedi ki...

ne kadar güzel ve iştahla anlatmışsın boom.. anne olasım geldi bi an:) maşallah diyorum tekrardan..

Adsız dedi ki...

Seans ücretleri konusunda da bilgi verebilir misin?

Adsız dedi ki...

Gerçekten çok ilginç bir süreç ve çok yabancı olduğum bir konu. Bilgilendirme için teşekkürler. 1 bucuk saat boyunca sadece huzur içinde birşeyler dinlemek zihni boşaltmak.. resmen zamanı durdurmak ve anı yaşamak olsa gerek..

Youtube videoları diyince en son sadece şunu şöylemek istiyorum, bebeklerin anne karnında bazı müzik türlerine tepki vermesi ille de o sesten hoşlandığı anlamına gelmez, belki rahatsız olduğundan tekme atıyor da olabilir.. Dikkat etmek gerekir.. Sevgiler..

Modamla-Burcu dedi ki...

bunca yazdıklarınızın içinden cımbızla çekmiş gibi olacağım ama gerçekten merak ettiğim için soracağım. hakikaten 34 yaşında mısınız? bunan inanamam, taş çatlasın 25 diyordum sizin için. inanın bir iltifat değil, eğer doğruysa inanım şoktayım şuan :)

bu arada hamilelik inanılmaz yakışmış, maşallah size :)

NAR dedi ki...

Sen bunları tabir-i caizse "ballandıra ballandıra" öyle güzel anlatıyorsunya, hamilelik çok şirin, zahmetsiz, hemencecik karar verilip yapılası bişeymiş gibi geliyor:) Bana bir nevi önbilgi olan bu deneyimlerini paylaştığın ve ufkumu genişlettiğin için çok teşekkür ederim. Olmasan belki de böyle bir yöntemin varlığından haberdar dahi olamayacaktım.

Enda dedi ki...

kendime not, bu postu unutma :))
teşekkürler boom!
umarım ruhun, bebeğin, bedenin hep huzurlu olur...

xo,
Enda,
http://detailsbyenda.blogspot.com/

KavunluVotka dedi ki...

Gerçekten çok özendirici bir yazı olmuş :)) birkaç sene sonra bebek düşünüyorum ama takipteyim :) Sana ve bebeğine nazar değmesin...Sağlıkla doğsun inşallah. Sevgileer

gulsinem dedi ki...

harika bi yazı olmuş.. diline,ellerine sağlık :)

b'locked dedi ki...

ya senin çoraplarını,sükünetini,güzelliğini yerim maşşallah

Adsız dedi ki...

Bilmiyorum sizi neselendirip guldurebilir miyim ama itiraf etmeliyim: tomatis yontemi diyince aklimda domatesle hamilelik arasinda baglantili biseyler olusturmaya calistim yaziyi okumaya baslamadan once:) sevgiler..

Nilay dedi ki...

Bu şahane bir şey! Ama hamilelerin çoğunun süt içecek, sağlıklı beslenecek, doktor kontrolüne gidecek parası olmadığı bir ülkede keşke lüks değil demeseydin bu olaya:)) Bu baya baya hatta çok çok çok bütük bir lüks! Sevgiler

Adsız dedi ki...

Benim hiç içime sinmedi...Kafatasından frekans veriyorlar, bebeğe titreşimle gidiyor vs..Ne bileyim..İyice araştırmadan girişmemek lazım bu işlere bence...

Ebru Bayrak dedi ki...

Çok hoş bir hamilesin. Darısı başıma :)

*STYLEBOOM* dedi ki...

@prettypink bride tesekkur ederiim. istedigin zaman istedigin gibisi olsun o zaman:)

@adsiz sanıyorum bunun için merkeze mail atabilirsiniz:) süre ve sıklığa göre değişiyor diye düşünüyorum, ben de sorarım. sabit mi değil mi. sabitse size yazarım burdam

@adsiz evet elbette ama zaten o yüzden belli sesle, melodiler belirli ve bunların bebek üzerine etkisi uzun bilimsel araştırmalarla ispatlanmış, yani artık soru işareti dahi yok, öyle ki manyetik rezonans yöntemleriye kayıtlanıp doğumdan sonra bile
incelemeleri sürmüş:)

@modamla-burcu :))) haha eveeet öyle. acı gerçek:))

@nar ayy yok hiç öyle değil hiç:) işe yarıyorsa bu paylaşımla ne mutlu bana:)

@enda teşekkür ederiim. umarım vakti geldiğinde işe yarar:)

@kavunlu votka umarım dilediğin gibi güzel güzel hazırlanır ve geçirirsin. işe yarıyor sa bu paylaşımlar ne mutlu bana

@gülsinem teşekkürleer

@blocked aah çoraplarım biraz komikmiş kabul ediyoruum ^.^

@adsız bana da öyle geliyor ki, domatesi de pek severim:) bulan doktrun soyadı biraz lezizmiş:)

@nilay evet tabii öyle, sonuçta yaşadığımız yer, ülke, olanaklar malum. ama bir çok kadın da imkanı da olsa psikolojisini fiziksel
ihtiyaçların önüne koyamıyor, bunu biraz da onlar için söyledim diyebilirim. şahsen ben de hiç koymadım, şimdi annelikle
insan tabii kenine daha iyi bakmaya zorluyor

@adsız ama bu zaten 2 turbu bir adaçayıyla karıştır sabah akşam iç gibi bir geleneksel yöntem değil ki bilimsel olarak ispatlanmış, dahası sadece bu
konuda ulsulararası sertifikası olan, belli kişiler aracılığı ile yapılan bir yöntem. TRde yalnızca 1 merkez var,
ben oradayken de hemen her gün 5-6 saat eğitim alınıyor veriliyordu yabancı merkezlerden gelenler tarafından. bebek zaten bir süre sonra dış sesleri duymaya başlıyor, dah aöncesinde anneyi
duymaya ve hissetmeye başlıyor. ben zaten pek çok şeyi araştırıp bunun hakkında da okuyup hatta merkezle yazışıp bu karara vardım. yine de çok doğru bir noktaya parmak basmışsınız, iyice araştırıp içinize sinmeden hiçbirşeye başlamamak lazım:)

@ebru bayrak teşekkür ederiim. darısı tüm isteyenlerin:)

Sadecebenemel dedi ki...

hamile olmayan niye gidemiyo? boom bende duramıyorum yerimde aslıdna sorun kafamın içide konuşup konuşup beni yoran bende!!! onu susturmak için bende hamileymiş gibi yapıp gitsem :D ciddiyim günde 1 saate bile razıyım ben.uyurken bile yapıcak işlerimi sayıklayan biriyim yahu :D

Lulu's life dedi ki...

supersin.. bilincli ve bebegine daha anne karnindayken kıymet veren ve yatirim yapan aileler candir.. Hamilelik surecim boyunca meditasyon yapmis ve yogun sekilde jazz ve klasik muzik dinlemis biri olarak cok ise yaradigina garanti veriyorum.. Ki Alpcan bu durumun en net orneklerinden biri.. Sana tavsiye edecegim tek bir sey var o da senin uyku duzeninin onun oyku duzenini de belirledigi.. Gece gunduz ayrimini daha icindeyken ogretebilirsin o nedenle duzenli bir uykun halinde ol tatlimcim.. Bunu cidden yap ;) Mutlu Cumalar ! xxx

Anael dedi ki...

@sadecebenemel Tomatis Yonteminden herkes faydalanabiliyor,rahatlayip, dusunce ve duygulari kontrol altina alabilmeniz icin yardimci olabiliriz.
Detay bilgi almak isterseniz her zaman burdayiz.

nergiz dedi ki...

Bu yazının takipcisiyim :) başlığı görünce dedim bu ne. tomatis felan bizim ımmm anannem domateze tomatis felan derdi.. :) domatez mi yemeli bol bol derken.. işin aslı çıktı ortaya.

Daha önce melodiler ile ilgili bir makale okumuştum linki aklıma gelmiyor ama renk+modelinin insanı yatıştıran huzur veren + bir takım hastalıkları giderdiği Osmanlı döneminden örneklerle anlatılıyordu. Özelliklede turkuaz renginden bahsediliyordu. Aslında bu tomatesi yaparken turkuaz tonları giymek lazım:)

Dessy dedi ki...

Ay ama sen ne kadar tatlı bir hamile oldun :) özendiriyorsun Boomcum :) nazar değmesin sana ve oğluşuna :)

http://denizkayi.blogspot.com/