12 Haziran 2013 Çarşamba

ZEYTİN


Gün"aydın" değil!
Oysa barış bir zeytin dalı kadar kolay, nafi ve yeşildi.
-Vakti zamanında sokaktaki simitciyle konusup derdini sordugu icin helal olsun denen basbakanın Gezi'ye inip de "Nedir gençler?" demesi çok mu zordu? Dinlemesi?
-Bir ekipler amirinin  iyi de bunlar bir şey yapmıyor, biz yıllarca ne hain kurşunların hedefi olduk da şimdi masaya oturduk demesi çok mu zordu?
-Vali'nin ben bu pusuyu kuramam, yüzüm yumuşak diye bana güvenen çocuklu kadın bike parka gelir diyip istifasını sunarak Twitter'dan uyarması çok mu zordu?
-En azından 1 haber yayın yonetmeninin 31inin şafağında haber odasını yukarıdan gelen emre rağmen kapatıp gerçekleri yayınlaması çok mu zordu?
-Adalet sarayından saçından paçasından sürüklenen avukatlar için savcıların siper olması çok mu zordu?
-Başbakanın onca işi arasında Kadıköy vapurundan inen gençlerin kıyafetletine, Taksim'de içilen biraya, balerinliğin belaltı bir edepsizlik olduğuna, kadının bebeğini foğurup doğurmayacağına dair kararına, her nikah şahitliğinde gerdeğe girecek çifti utandırırcasına çocuk talimatı vereceğine, eğitim sistemini zaten kötüyken katmerli kötüleştireceğine dair hiç konuşmaması çok mu zordu?
-Hakaret etmeden, tükürükler saçmadan, gözleri alevlenmeden, aşağılamadan, önce diliyle sonra polisiyle dövmeden konuşması çok mu zordu?
-Kendisi için sembolik olan şeylere gösterdiği önemi başkalarının sembolleri için de göstermesi çok mu zordu?
-Balkon konuşmasının metnini çekmcesinden çıkarıp hatırlaması çok mu zordu?
HİÇBİRİ DE ZOR DEĞİLDİ!
Bunu zorlaştırırsan, uzattıkça uzatırsan elbet hapşırsan sarsılan borsa düşer, elbet masumun içine art niyetli sızar, elbet barış diyenin arkasına savaş çığırtkanı sığınır, elbet derdim sokağımda özgürlük diyenin ayağına marjinali dolaşır, elbet dışarıdaki imajın sarsılır. 
-Başbakan sokaktaki gençliği telef etmiştir, kendi gençliğinde yaşadığı haksızlıkları da böylece meşru hale getirmiştir. Bugün yapılanlar haksa hukuksa, o gün yapılanlar da aynı adaletin hakkı hukuku idi mi diyelim? 
"Gün olur devran döner" intikamcılığı ile her nesli beslersek bu ülkede hiç bir zaman hak, hukuk, daha acısı hiç bir zaman "bir"lik olmayacak. Zamanında başbakanın ettiği intikam yeminini bugün kaç genç yanan çadırı söndürürken, gözünü sokakta bırakırken, arkadaşının kanını silerken etti kimbilir? 


NOT: Bu ayrıştırma, ötekileştirme, taraflama huyu maalesef bizim milletimize özel olmalı; sadece başbakana değil, onu kınayanlardan ondan yana olanlara kadar herkese. Bir kez daha değişen hiçbir şey yok diyerek şu yazımı hatırlatayım: http://style-boom.blogspot.com/2011/10/otekiler.html

12 yorum:

Adsız dedi ki...

Bu yazdiklarinizin kacini kendiniz uygulluyorsunuz merak ettim. Inanclari geregi farkli giyinen bir first lady i adeta asagilayarak bir batidakilere bakin birde bizimkine diyen siz degilmiydiniz? Hukumetin her yaptigina pis kotu kaka yaklasiminiz ne yazikki sizi samimiyetsiz bulmama yol aciyor. Farkli yasantiniz olabilir, basbakanin politikasini dogruda bulmaya bilirsiniz ama her yaptigini kotulemek sadece bir ideolojinin pesine takilip at gozlugu taktiginizi gosteriyor. Siz bir ekonomist degilmisiniz, bu tip protesto adi altinda yapilan terorun ulkeye zararlarini yine halkin cekecegini bilmiyormusunuz?
Bu arada yurt disinda buyudum yazim hatalarim icin uzgunum.

Sevgilerimle

Sizin hakkinizda ogrencilerinden cok pozitif seyler duyup burda sergilediginiz tavriniza uzulen bir vatandas.

NAR dedi ki...

Evet doğru söylüyorsun, gün "aydın" değil. Ama zaten kimilerimiz için günler, uzuuun zamandır diktatörün dayattığı sistemin içinde, aydınlıktan karanlığa doğru ucu görünmez, akıbeti bilinmez bir tünelden ibaretti.Hiç sönmeyecek ampuller vaat eden şahıs sadece belli kesimi aydınlatmayı tercih etti. Benim mezhebimden, özgürlük anlayışımdan, yaşam biçimimden, en önemlisi gençliğimden hazzetmediğinden saldırdıkça saldırdı. Maske düştü. İstediği o itaatkar gençlerden olamayacağımız için üzgünüm gerçekten..!!!

dolapperisi dedi ki...

İçimde biriktirmiş olduğum,düzensiz düzenle dilimin ucuna gelip de bir türlü harlanmadan çıkamayan ne varsa söylemişsin,diline,kalemine sağlık..Çok yaşayasın!!



Adsız dedi ki...

Nasıl da güzel özetlemişsin Boom. Ellerine, yüreğine sağlık.
Hatice

Ebru dedi ki...

Hislere tercüman oldun boom! Evet bu kadar kolay ve naifti aslında ama istemediler. Her zamanki gibi yok saymak, görmezden gelmek,yaptım oldu demek istediler ama bu sefer olmadı, oldurmadık! Uzun zamandır giremedim bloguna ve bugün yine şaşırtmadın beni... Her zaman bu tür sosyal konulara destek verdin es geçmeden kelam ettin! Desteğin, bende varım demenin şekli olmaz bence, ister parkta, ister işinle, ister yüreğinle ya da senin gibi binlerce kişinin takip ettiği blogunla verirsin desteğini... Teşekkürler! Seni sadece stilin, tarzın, blogger kimliğin için değil duyarlılığın içinde çok seviyorum! Aydınlıklara çıkmak dileği ile tüm sevgilerimle...

rahat yazar dedi ki...

'farklılıklarıyla zenginleşen bir ülkeyiz' demişlerdi geçende ama 'biz', 'onlar' gibi vurgularla ayrımcılık da yapıyorlar. üstüne 'çapulcu', 'marjinal' etiketleri de eklendi.
Daha da birleştirici olmalarını umuyor, öfkeden uzak kardeşlik ve barış dolu yarınlar diliyorum.

Nazey dedi ki...

Degisen bizleriz, artık dur diyebildigimizi halkın esas guc oldugunu, bu sekilde umarsız politikalar ile yıldırılamayacagımızı! Yalnız olmadıgımızı gorduk. İyi ki de gorduk. Farkındalık bizim en buyuk kazancımız oldu. Biz izmir'de karnımdaki bebisim ile her gun balkon assolistligi yapıyoruz. Tencerem var tavam var, balkondayım havam var diyerek meydanlara gidemeyenler olarak evden destek veriyoruz;) Ben umut doluyum

Halil Mehdim dedi ki...

Yazı için Teşekkürler.

İpek Sözer dedi ki...

eline diline sağlık!

dolaptan dolaba dedi ki...

eline diline sağlık!

dolaptan dolaba dedi ki...

gerçekleri, provakasyon yapmadan tarafsızca böyle güzel ifade edebilen diline sağlık...Gerçekten umutluyum artık!

Ayşe Tosun Misirli dedi ki...

Sessiz kalmayin, yazin.
Ulkenin sizin gibi bilgili, ekonomiden anlayan, hatta ögreten genc kadinlara ve annelere ihtiyaci var.
Bekliyoruz, yazin!