Sonbahar/Kış 2011 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sonbahar/Kış 2011 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Aralık 2011 Perşembe

TREND RAPORU | Kurtlarla Dans ve Hediyesi

STİLİYLE İLHAM VEREN SÜPER JURİMİZ BİRİNCİLERİNİ BELİRLEDİ, BU BİRİNCİLER ARASINDAN EN FAZLA BOOMER OYU ALAN KILTÜY BİRİNCİ OLDU! HERKESE KATILIMI İÇİN TEŞEKKÜRLER:)

Yanında hediyesi ile birlikte gelen bir Trend Raporu ile daha karşınızdayım sevgili Styleboomerlar:) Aslında bu post dün gelecekti ama "sahte isim" kullanıyorsunuz saçmalığı yüzünden profilimi kapatan ve bu sebeple Styleboom sayfasını da kaybetmeme neden olan Facebook'a hiddetlenmek ve çözümsüz politikalarında çözüm aramakla meşguldüm:( Neyse bu konuda artık üzülmemeye ve nasılsa Boomerların gerekirse yeni sayfada Facebook'a nanik yapmama tüm güçleriyle yardım edeceklerine inancım var:) Ama onca foto, onca günaydın pabucu böhhüüü:'(


Sezonun en hit trendlerinden biri size yazın da ipucunu verdiğim kızılderili desenleri, eloğlu kısaca "Navajo Print" diyor ve bunu diyebilmek için de Amerikan yerlilerine telif ödüyor nasıl ama:) Bu Navajo desenler özellikle kazak, hırka ve hatta yün taytlarla kışımızı ısıtacağı gibi tiril tiril ipek ve ketenlere basılarak bu yaza da damgasını vuracak!

11 Kasım 2011 Cuma

KOLEKSİYON | Versace for H&M'e Yakın Kadraj

Fotoğraflar: Zeynep Güçlüten

Daha ilk duyduğumuz anda hemen hepimizi heyecana gark eden VERSACE for H&M haberinin sonunda bugün dünya gözüyle koleksiyonu görme fırsatım olduu! Benim için VERSACE hala Gianni, ve hala ona hayran olmak, onu özlemek, gençliğimde kapımın arkasına onun defile fotoğraflarını koymak. Bu bile yeter:)


10 Kasım 2011 Perşembe

TREND RAPORU | 2012 Kış Palto Dosyası

Hiç istemesek de kara kış kapımızda hanımlar! Bantlı ayakkabıcıklarımızla fonda "Bye Bye Love Bye Bye Happiness" çalarken vedalaşmanın, tiril tiril kıyafetleri "aaa böyle bişeyim mi varmış" diye arada şaşkınlıklara gark olarak kışlıklarla değiş tokuş ederek kaldırmanın zamanıdır. Ne kadar kalın giyinseniz de eve geldiğinizde başınızı omuzlarınıza gömmekten tutulmuş bir boyna, belediyeden sevgilerle sıçramış çamur lekesine, dokunmatik telefonunuzla aranızı bozan eldivenlerinizden mutlaka bir yerlerde düşürülmüş tekine; Ugg giymeyeceğim diye and içmekten ötürü büzüşmüş parmacıklara hazır mısınııız? :) O zaman sizi bir nebze olsun ısıtacak palto trendlerine buyrun!

30 Ekim 2011 Pazar

TREND RAPORU | Kutu Kutu Pense Çantaya Dönsee


Bu yaz başlayan, şu an inanılmaz moda olan ve son moda haftalarından gördüğümüz üzere önümüzdeki yaz sezonunu da garantileyen kutumsu çantalardan edinmek için daha ne duruyoruuz:)

11 Ekim 2011 Salı

TREND RAPORU | Topuklu Loaferlar

Öyle sanıyorum ki trend raporlarını baya seviyorsunuz sevgili Styleboomerlar, bu seferkini daha da çok seveceksiniz çünkü yanında hediyesi ile geliyoor ♥

Sezonun en hit trendlerinden biri de bildiğimiz hatta bizim kuşağın çoğunun ortaokul, liseyi içinde tamamladığı loaferlar:) Ama bu defa darklı, bu defa platformlu yüksek ökçeli olanları makbul:) Tabii ki her trendy aksesuar gibi yanına yeni trendleri de katarak, mesela bebe yakaları, mesela preppy yani kolejli kız stilini, topuklu loaferlar yeni sezonun vazgeçilmezlerinden biri olmaya aday!

27 Eylül 2011 Salı

TREND RAPORU | At Kuyruğu



Yeni sezonun saç trendi açık ara belli hanımlar: at kuyruğu! İster tam tepeden sımsıkı Serpil Çakmaklı göndermeli, ister krepe torpilli, düz ya da vaglı, belki bol ve dağınık. Farketmeeez:)



At kuyruğunuzu GUCCI podyumundaki gibi rengarenk tüylerle, VALENTINO gibi kurdelelerle ya da altın rengi aksesuarlarla süsleyebilirsiniz. Saçlarımı hiç toplamadığım için olacak at kuyruğu benden biraz baş ağrısı yapsa da, yukarıdaki podyum görüntüleri gayet motive edici:)



Evde hızla ve kolaylıkla mükemmel bir at kuyruğuna sahip olmaksa zaten çok kolay!

[Görseller: style, elle]

15 Eylül 2011 Perşembe

TREND RAPORU | Glam Maksi-Salaş Kazak İkilisi

Hep gezmek tozmak anlatılmaz ya bir silkeleneyim kendime geleyim, sonuçta burası bir moda blogu dedim vee yeniden sonbahar/kış trendlerine balıklama daldım. Benimle cumburloplar mısınız:)?



Son 2 sezondur hit trendlerden biri olan maxi etekler kış sezonunda da hükmünü sürdürüyor, haliyle moda onu farklı farklı yorumlamayı seviyor. Yaz boyu ağırlıklı olarak pilise iken şimdi yeni sezonda özelikle yarı transparan olanlar ve volanlı ipek, saten yani daha bir "glamorous" olanları gözde.

Kısacası maxi etekler kumaş ve kesim olarak daha "şık" hatta neredeyse eskiden "gece giyilir be buu" denebilecek türde, ama pek tabii gündüze uyarlamak için yanınaa pek şahane bir partner seçerek sezonun en bomba ikilisini oluşturuyor: yün, bol hatta kalın örgülü kazaklar.



Atalarımızın yüyıllar önce "altı kaval üstü şeşhane" olarak isimlendirdiği bu trende şimdilerde glam grunge gibi havalı isimler konmakta:) Ama atalarımız valla billa çok güzel olmuş! Bakınız yukarıda MAX AZRIA; MISSONI gibi örnekleri var:) Eteklerde ipek, saten, hacim ve dökümle gelen lüks; üstte 6 numara şiş, haroşa, saç örgüsüyle gelen salaş.



Genel olarak Türk kadınını düşünelim:
Boy çok uzun değil
Kalçalar en zayıfımızda bile sorun çıkarabilir
Göbecik hep gazdan oluyor inan
Göğüsler pek hoooooş:)

Buna göre bu trendi uygularken
  • etekte nispeten koyu(koyu derken siyah demek istemiyorum ama mesela lila değil mor, nane yeşili değil zümrüt yeşili gibi:)) kazakta ise daha açık renkleri tercih edebiliriz.
  • Saten ve ipeğin vücudun hatlarını çok belirginleştirmesi rahatsız ediyorsa kazağın önü kısa arkası uzun olan asimetriklerini seçebiliriz
  • Üst kısmımıza biraz daha hacim vermek istiyorsak kalın örgülü ya da yarasa kollu kazaklar yetecektir
  • Boyumuzun daha kısa görünmesini istemiyorsak kazağı kesinlikle çok uzun seçmemeliyiz, yine önü kısa arkası uzun ya da pançomsu kazaklar burda işe yarayabilir.
  • Eteği yüksek bel ve koyu bir monokrom, kazağı ise parlak renkli ve kısa seçerek de bacak boyunuzu daha uzun gösterebilirsiniz:)
Ben de yukarıda Polyvore kullanarak bir kaç örnek set hazırladım:)



Bakın yeni bir şey denedim, Net-a-Porterdan görüp, ama yapması çok uzun sürdü, bir daha yapar mıyım bilmem. BENCE bu trendi aksesuarlarla nasıl şekillendirebiliriz yukarıda anlattım:) Umarım güzel oldu.

Bu trendin modifikasyonları ile yaz elbiselerinizi kışın da giyebilirsiniz üstelik. Uzun ya da kısa yazlık elbiselerinizi botlar, dilerseniz kalın çoraplar ve üzerine bu şekilde iri örgü kazaklarla deneyin derim:)

[Görseller: polyvore, net-a-porter,style]

24 Ağustos 2011 Çarşamba

TREND RAPORU | Sim Ten Gonca Fem



Küçük bir kızken herşeyi ama herşeyi en simlisinden isterdik çoğumuz, sonra büyüyünce bir ara "sim mi, ay iyrenççç çok kro bee" olurduk:) Taa ki moda denen şey bizi omuzlarımızdan tutup silkeleyene kadar. Bu yıl bu görev MIU MIU'ya düştü:)


Yukarıda Dolce&Gabbana-Dolce&Gabbana-Oscar de la Renta-
Christopher Kane-Naem Khan-Versus

Uzun süredir bir inen bir çıkan "simli/pullu/payetli" trendler bu sezon SİM'de karar kıldı! Podyumlarda ihtişamlı gece kıyafetleri neyse ama oldukça maskülen kesim ceketlerde, günlük parçalarda pullaru, payetleri; , ayakkabı ve çantalarda simleri gördük.



Bu trendi avucuna döküp üfleyip dünyaya saçan ise pek tabii ki Miucca Prada oldu! Topuk ve kaba saba görünüm itibariyle benim pek beğenmediğim MIU MIU pabuçlar ışıltı saçarak podyumu aştı ve hemmen sokağa indi. Ben simlerden yana hoşnutum ama kendilerini bir Louboutin'in üstünde serpilmiş tercih ediyorum:)



Ama durun durun simleri sadece kıyafetlerde ve aksesuarlarda düşünmeyin. VENA CAVA'da da gördüğümüz üzere MAC simli serileriyle bizi allayıp pullamaya hazır:) Far, oje hatta belki rujlarda! Şahsen ben bir trendin en az uygulanan halini sevdiğimden kesin simli göz makyajını yapacağım, kimler bana katılır?


Yukarıda Jane Russel&Marilyn Monroe-Gentlemen Prefer Blondes

Altın simci miyiz gümüş simci miyiz, renkliye kayar mıyız kaymaz mıyız onu havalar soğuyunca anlayacağız:)

[Görseller: style,mac,fashiongonerogue,digfrocks&books]

23 Ağustos 2011 Salı

TREND İPUCU | Omuzda Kürk Etol


Yukarıda 16 Şubat 2011'de ben kotum kısa kalmışken:p

Yani hanımlar iyi ki geçen kış şu yukarıdaki kombini yapıp şu tıklayabileceğiniz postumda yayınlamışım! Bu sene KOTON'dan SARAR'a her fotoğraf çekimine, her styling karesine ilham verdim:p Ben değilseeem kim vermiş olabilir ki? Marilyn Monroe mu? Grace Kelly mi? Marlene Dietrich mi? Hiç sanmam:))




Esasen ben de o kombinin ilhamını bir İstanbul-Ankara arası sürünme seansımda izleyip, ayılıp bayıldığım (hemen izleyin derim) MISS PETTIGREW LIVES FOR A DAY filminde aşağıdaki karede gördüğünüz Amy Adams'dan almış ve hemmen ertesi gün uygulamıştım! Zaten bu filmde kostümler muhteşemdi.


Yukarıda Amy Adams-Miss Pettigrew Lives For A Day

O halde sözü bu işin ehillerine Hollywood'un kraliçelerine bırakarak tamamlıyorum, bu kış en sahtesinden en pırıltılı kürkleri omzunuza atıverin hanımlar!


Yukarıda Jane Russell ve Marilyn Monroe set arasında kaynatırken:)

20 Ağustos 2011 Cumartesi

KOLEKSİYON | Arzu Kaprol'den Archeology of the Future



ARZU KAPROL'un Sonbahar 2011 koleksiyonunu geçen yıl IFWde görememiştik, çünküü kendisi Paris'te bir defile yapmıştı:) "Archeology of the Future" ismini verdiği Sonbahar 2011 koleksiyonunun imaj fotoğraflarını görünce her zamanki gibi hayranlık duydum. Çizgi, form, heyecan hepsi var. Kaprol, benim için iyiden iyi eskiyen, sıkça görmekten bayan futurizmi çabasız bir zerafetle, kendini tekrar etmeden, "kadınlık" halini bastırmadan, formu överek sunuyor her defasında.



Koleksiyon ilhamını Arman’ın heykellerinden almış. Desenli deriler, jarse, tül, tafta, triko, penye, krep, brokar ve ince yünlü kumaşlar kullanılmış. Bütünde zaten harika da fotoğrafların yeterince anlatamadığı detaylar daha da harika: örneğin saadet düğümüyle yapılan kol düğmeleri gibi!




Hayal kurmadan duramam! O yüzden ben koleksiyondan kendim için bir kaç parça seçtim, sizlerle paylaştım:)) En üstteki beyaz elbisem, deri montum vee enfes pelerinim nasıııl:) ?

17 Ağustos 2011 Çarşamba

TREND RAPORU | Bebe Yaka (Peter Pan Collars)



Trend Raporlarını hızlandırmakta fayda var değil mi hanımlar:) Bu sezonun en romantik, en hanım hanımcık, en çıtı pıtı trendlerinden biri ile karşınızdayııım. Ecnebinin "Peter Pan Collar" dediği bizim "bebe yaka"lar :) Bir de fiyonk iliştirdik mii şu tadından yenmez olanlar ♥



Doğrusu en femineninden en cicibicisine, en New Yorkerından en Parizyenine pek çok podyum Sonbahar sezonu için bu trende oluru verdi. Louis Vuitton takılıp çıkarılabiir olanlarını, Miu Miu taş ve pullarla işli şımşıkrlarını, Jason Wu hafif maskülen tavırlılarını sergiledi. Hepsi ama hepsi birbirinden güzel örnekler olarak karşımızda:)

Doğrusu ben kenarları biyeli, mekikli ya da üst üste 2 katlı olanlaı ayrı bir seviyorum, bir de işte bir fiyonk kurdele ile daha da cici hale getirmeyi:)

Bence Eylül başı gibi biz de ilkokul alışverişine çıkıp,şöyle kolalı yakalardan edinelim:)


Alexa Chung--Emma Watson--Hailee Steinfeld

Bu trend trend olmadan bile önce Alexa Chung ve Carey Mulligan'ın imzası gibiydi, artık daha fazla ünlüde daha da sık göreceğiz.



Yukarıda VOGUE'un taa 1950'lerde bir sayısından alıntı fotoğraf nasıl:) ? Ne varsa eskilerde vaar... da o bel nedir :)

[Görseller: style, marie claire, conde nast, justjared]

15 Ağustos 2011 Pazartesi

EDİTÖRYAL SÖYLEŞİ | Gamze Saraçoğlu ile "Robinson & the Maiden"

Fotoğraflar: Onur Yüksel
Modeller: Selen Çağşırlı & Ender İnal
Makyaj:
Uğur Kıral



GAMZE SARAÇOĞLU... Zerafetin ve güzelliğin bir arada yaşadığı tasarımlar arayan pek çok kadının hayali. Duygularını bir bir içinden dışına taşarcasına yaşamayı seven kadınların. Biz bugün o kadını kıyıya vurmuş, kaybolduğunu sanmış, tutsak olmuş, kızmış, reddetmiş ama sonunda sevmiş, aşkı bulmuş bir kadın olarak hayal ettik. Ve bir yandan GAMZE SARAÇOĞLU'na sorduk...



Boom: Gamze, öncelikle Styleboom'a konuk olduğun için çook teşekkür ederim. Sen biriciksin ♥ o yüzden IFW'ye bu kadar yaklaşmışken çok zamanını almadan hemen başlıyorum:)

İlk defileni sunduğun koleksiyonda kumaş, renk, doku, baştan ayağa görünümün tamamı ile GAMZE SARAÇOĞLU zarif, naif, yumuşak ama bir yandan da hareketli, içinden bir şeyler taşan bir kadındı sanki. Tam bir "Gamze" idi. Zaman içinde koleksiyonlarında bu çizgiyi korusan da bazen daha karanlık bazen daha vamp oldu. Burada fotoğraflarını gördüğümüz koleksiyonla ise yine işte bu Gamze Saraçoğlu denecek muhteşem bir işle karşımızdaydın. Bu süreci bize biraz anlatır mısın, değişmek, denemek, sonra yine kendi kadınını eskimeden bulabilmek?

Gamze Saraçoğlu: Öncelikle bunları senden duymak çok güzel. Yeni defile öncesi büyük motivasyon oluyor benim için.

İlk defilemin benim için çok önemli ve farklı bir yeri var. Ben 2004 yılında işimi ilk kurduğumda, moda tasrımcısı olarak bilinen sadece 7 kisi vardı. Bu kişiler zaten bana bu mesleği seçmemde ilham olmuşlardır .2004 yılından beri çok ciddi bir disiplin içinde bu günlere ulaşabilmek için çok çalıştım ve çok emek verdim. Büyüme döneminde sıkça ilk defileni ne zaman yapacaksın soruları karşısında her zaman kendimi yetişmiş hissettiğim zaman diye cevap veriyordum. IFW ise bu iş için en doğru ortam ve zamandı. Seçici kurul tarafından genç tasarımcı olarak sadece bana solo defile yapma imkanı verdiler. Bu zaten benim için büyük bir gururdu. Altıncı senemde ilk defilemi yapacaktım ve çok iyi bir iş çıkarmam gerektiğine inanıyordum. Bu dönem aslında hayatımdaki en zor dönemlerden biriydi. Annemi kaybedeli 6 ay gibi kısa bir süre olmuştu ve benim ilk defilem olacaktı. Duygularımı ve yaşadıklarımı anlatmak için bundan daha uygun bir zaman olamazdı. Ben de tüm yaşadıklarımı, hislerimi o koleksiyona taşıdım. O defileyi anneme bir veda olarak hazırladım. Bu sebeple her detayının arkasında çok büyük duygular ve düşünceler var. IFW'de o dönem en beğenilen koleksiyonlardan biri oldu. Benim için çok büyük bir mutluluktu.



Boom: "Gamze Saraçoğlu kadını" diye bir tanımın var mı peki?

Gamze S.: Benim daima hitap ettiğim kadın "Akış" defilemdeki kadın. O kadın dönem dönem farklı kimliklere bürünse de hep aynı kadın…Sadece her kadın gibi hisleri ve duyguları değişiyor. Bazen karşımıza seksi, bazen kırılgan çıkıyor. Ben bu kadını seviyorum, bu kadının duygularını seviyorum. Bu kadın benim hizmet etmek istediğim kadın. Her koleksiyonda farklı bir yönünü keşfediyoruz sadece. GAMZE SARAÇOĞLU kadınının en önemli özelliği doğal, hayatı ve yaşamı seven biri olması; yaşadığı her şeyi sonuna kadar duygularıyla yaşayan biri.



Boom: Her bir parçası, renkleri, kumaşları, dokusu ve akışkanlığıyla IFW'nin en muhteşem koleksiyonlarından biri olacağına inandığım son koleksiyonun nasıl hayat buldu?

Gamze S.: Bu son koleksiyonumda aynı kadının romantik fakat güçlü yönünü göreceğiz.

Biz atölye olarak ipek ve şifona form verme konusunda gelişme gösteren bir atölyeyiz. Bizim imzamız uçuşan kumaşları farklı formlar ile hayata geçirmemiz. O sebeple yine sıkça ipek kullanımı goreceğiz. Uçuşan kumaşlar olacak.

Bir farklı özelliği ise bu koleksiyonda geliştirdiğimiz bir teknik detay var. Şu an atölyede 20 kişi bu detayı saatlerce uğraşarak hazırlıyor. Yani emek olarak çok kişinin emeğinin geçtiği ve saatlerce ince işçilik gerektirdiği bir koleksiyon oluyor. Fakat bu işçiliği defilede çok dingin göreceksiniz. Her bir elbise üzerinde günlerce çalışıldı ama bakıldığında çok huzurlu bir görüntü olacak.



Boom: Ama bu anlattıkların çok heyecan verici, merakla bekliyoruz. Peki ilhamlarını nereden alıyorsun? Bir ilham perin var mı yoksa bunlar artık demode mi:)?

Gamze S.: Aslında defileler ve kendi markam söz konusu olduğunda hayattan ve insanladan ilham alıyorum. Bu alan benim kendi alanım, kendimi dinliyorum ve tamamen buna odaklanarak yaşıyorum. Ve her şeyi bulduğum bir fikir üzerine inşa ediyorum. İnşa ettiğim oluşumun da mutlaka pozitif bir mesaj içermesine çok dikkat ediyorum.

Kasvetli, hüzünlü, depresif formlar ve fikirler benim kişiliğime ve hayata bakışıma uymuyor. Bu sebeple temalarım ve koleksiyonlarımda hep bir mutluluk ve pozitif mesaj olmasına dikkat ediyorum.

Ama bir de danışmalık yaptığım 10'a yakın firma var. Buradaki durum çok farklı, burada ekmek yiyen çok kişi var, bu sebeple ilham gelmesini beklemek olmuyor, kendimi bir disipline soktum. Danışmanlık koleksiyon çizim zamanı gelince o ilham zaten hazırda beni bekliyor olur. İşimi şansa bırakmıyorum. O ilhamı zorla da olsa hayatıma, aklıma sokuyorum.



Boom: Tasarım anında rutinlerin var mı? Nasıl yoğunlaşır, içinde birikenleri nasıl bütünleştirirsin?

Gamze S.: Aslında tasarım yaparken tamamen yaptığım işe konsantre oluyorum. Dikkatim dağılınca devamı gelmiyor koleksiyonun. Bu sebeple önemli koleksiyonları hazırlarken genelde yurtdışına çıkıyorum. Defile zamanı ise hayata tamamen koleskiyonun konsepti doğrultusunda odaklanıyorum; dinledigim müzikten okuduğum kitaba kadar her şey ile o konsepti yaşamaya dikkat ediyorum.



Boom: Bu atom karınca halini neye boçlusun? Türkiye'nin en önemli, en büyük markalarının vazgeçilmezisin, sektörde pek çok kuruma danışmanlık hizmeti veriyor, bir de okula yetişiyorsun. Bize de el atar mısın senin gibi olalım:)?

Gamze S.: Herkes aynı şeyi soruyor ama inanır mısın zaman olarak hiç de sıkıntı yaşamıyorum. İnsanın 3 tane ajandası olunca böyle oluyor. Ben bu işi severek yapıyorum. Zamanımı ve programımı bu hayat ve iş düzenine göre planlıyorum.

Her hafta bu firmaları ziyaret edip haftalık program yapıyorum. Şu ana kadar da hiç problem yasamadım danışmalık firmalarımla. Üstelik büyük işler olsa bile uzun zamandır devam eden projeler bunlar. Mesela Boyner ile 5. senemiz bitiyor. Limango ile uzun süreli bir sözleşmemiz var. Önemli olan bu kadar iş yaparken, karşı tarafı da mutlu edebilmek. Biz sanırım bu dengeleri iyi oturtuyoruz ki danışmalık hizmetlerimiz uzun sürelerdir devam ediyor.



Boom: Türkiye'de özellikle senin gibi genç markaların ihtiyacı ne? Yurtdışı ile kıyaslayınca burada her şeyi sanki bir başına tasarımcı yapmak zorunda gibi?

Gamze S.: Kesinlikle öyle. Biz muhasebeden pazarlamaya her işi kendimiz yapıyoruz. Tabii bu endişeler ve koşturmalar da yaratıcılığı engelliyor. Ben bu konuda cok şanslıyım ,benim her konuda bana destek olan iş partnerlerim ve çok iyi ve kalabalık bir ekibim var. Örneğin asistanım Dilek sağ kolum, 5 senedir benim yanımda, her türlü zor günde hep yanımdaydı. En büyük sanşlarımdan biri o. Sabah ilk onunla telefonda konuşuyorum, sesimden o günün nasıl geçeceğini dahi biliyor ve ona göre programımı revize diyor. Çok şanslıyım. Öte yandan her türlü büyük problemimde Boyner ekibi ve Limango ekibi daima hem profesyonel hem de birer dost olarak yanımdalar.



Boom: Harika:)! Türkiye'de sektörle ilgili, modanın hem iş hem eğitim ayaklarıyla ilgili neler düşünüyorsun? Çünkü hem bir işletmeyi yürütüyorsun, hem eğitimcisin hem de tasarımcı?

Gamze S.: Aslında tüm işler bir yana, Mimar Sinan'da ders vermek çok farklı benim için. 4.seneme giriyorum. Benim en çok gurur duyduğum kimliğim bu. O kadar yetenekli öğrencilerim var ki, hepsi benim için çok kıymetli. Hatta şu an 3 öğrencim benim tasarım ekibimde benimle çalışıyor. Hepsine çok inanıyorum ve güveniyorum.

Böyle bir gençlik gelirken ümitsiz olmak doğru olmaz. Ben Türkiye'de sektöre ve çok iyi yerlere gelinebileceğine inanıyorum. Zaten son 5 senede olauşan tasarım ilgisi de sektörün bu alana yatırım yapması ile güçlendi. Zor dönemler olacak önümüzde ama benim sonuna kadar inancım var.



Boom: Pek çok moda tasarımcımızın içinde eğitiminle ayrılan bir yerdesin, dünyanın en iyi moda okullarından birinden, rekabetin tavan yaptığı bir şehirden, New York Parsons'dan. Aynı zamanda bir eğitimci de olduğun için soruyorum, bir sihirli değneğin olsa ve onu kullanmak için bir tek hakkın olsa, Türkiye'deki moda eğitiminde neyi toptan değiştirirdin?

Gamze S.: Öncelikle Parsons mezunu olduğum için çok gururluyum. Benim 2. üniversitem ve hayatta yaptığım en doğru şey bu mesleği seçmek ve bu konuda eğitimi Parsons'da almak oldu. Hayatımdaki disiplini bana Parsons kattı. Çok disiplinli ve zorlu bir okul, seni ister istemez o çarkın içine alıyor. Mücadele etmezsen zaten mezun olamıyorsun. İşte burada var olabilme arzusu seni tasarımcı yapıyor.

Yetenek olarak Türkiye'de cok daha yetenekli genç olmasına rağmen disiplin olarak eksiğimiz maalesef çok. Bir de imkan olarak eksikler çok. Bir sihirli değneğim olsa tüm okullara tasarım, dokuma, bilgisayar atölyeleri açmak isterdim. Bir de büyük bir moda teskstil kütüphanesi olsa muhteşem olurdu…

Sevgili Gamze çook ama çok teşekkür ediyorum, bir an önce Eylül gelsin ve yeni tasarımlarını görelim, heyecanına yine ortak olalım:)

Teşekkürler: Solar Beach-Kilyos

ve "the nicest boy around" Ufuk Onur Tapan
ve "blondiem" Oylum

10 Ağustos 2011 Çarşamba

KOLEKSİYON | Amy Winehouse for Fred Perry Sonbahar 2011



Amy Winehouse bize birbirinden güzel şarkılarını bırakıp erkenden gitti... Umarım huzura kavuştu. Bu postun konusu ise geçirdiğimiz sezon başlayan ve ailesinin onayıyla bu dahil 2 sezon daha çıkacak olan Amy Winehouse for FRED PERRY koleksiyonu.



Sonbahar için siyah beyaz ve gri renklerden oluşan koleksiyon yine buram buram Amy kokuyor, Back to Black diyor. Favori desenlerimden kaz ayağı koleksiyonun en öne çıkan unsuru. Rahmetli Alexander McQueen de çok severdi... Seçtiğim üç görünüm koleksiyondaki favorilerimden.

[Görseller: theCut]

27 Temmuz 2011 Çarşamba

BİR İNDİRİM HİKAYESİ | AĞUSTOS BÖCEĞİ İLE KARINCA-Vol. III-

Buradan siz sevgili Styleboomerlara LaFontaine abimizin selamlarıyla Ağustos Böceği ile Karınca hikayesini "yeniden" hatırlatmak isterim!

İndirimlerde sadece saz çalıp şarkı söyleyip yaz sezonuna yatırım yapan Ağustos Böceği sonbahar gelip havalar bozunca gardrobun başına geçer ve bir bakar ki full demode olmuş, giyecek hiç bir şeyi yok, "bunlarla dışarı çıksam tüm böcek alemi beni tefe koyar, yüzüme bile bakmaz" diye eve kapanır:p Oysa karınca öyle mi ya, indirimlerde uyanıklık edip trendlere çalışıp sonbahar/kışı da ucundan kıyısından kotarmış olan karınca, yeniden bir bir açılmaya başlayan kışlık mekanların davetlerine ince belini kıra kıra en trendy haliyle gitmektedir:)




  • Uzun şifon bir etek gördüyseniz durmayın alın, yine durmayin eve gelir gelmez astarını sökün gitsin:) Zira yeni sezonda altına boyshort(yerse) ya da mini astar(Turkiye is a non EU-country) giyilmiş transparan maksi etekler fena moda olacak!
  • dantel inanılmaz moda olacak evet yine! İndirimde cılkı çıkıp rezil olmamış dantel bir şeyler bulursanız incitmeden kapışın
  • yeni sezonun en hit trenlerinden biri de köhü köhü öksürmek! Neden mi çünkü "V" yaka hiç bu kadar derin moda olmamıştı:) Ciğeriniz bir elinizde, böyle derin V yaka bir üst blursanız o da diğer elinizde kasa sırasına girin:) Çıkışta öksürük otu almayı da ihmal etmeyin
  • Yeni sezonda "kimono" stili üstler, hırkalar, trikolar gördünüz mü alın! İçinizde bir geyşa olmasa da dışınızda olsun:) Hatta gerekirse erkeğimin ayağını bile yıkarım diye demeç verin:o
  • Annenize laf anlatmak gerekecek olsa da "zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü" mottonuz olsun, bembeyaz bir elbise ya da tulum görürseniz kimseye kaptırmayın:)
  • Hanımlar beylerin elinden bir şeyi daha kapmanın tadıı çıkarın! Smokin inanılmaz moda olacak, smokin ceket görürseniz tereddüt etmeyin altı sonra da tamamlanır:)
  • Maksi elbiseler yazdan kışa hız kesmeyecek sadece kollar uzayacak, yaz indirim döneminde bulmak zor olsa da aklınızda olsun!
  • İşte enn kolayı, nereye dönseniz karşınıza çıkacak olan puantiyeler! Hala edinmediyseniz şöyle yeni sezona uygun alıverin, hali hazırda varsa biraz daha torpil geçin:)
  • Grafik gümbür gümbür geliyor! Birbirine karışmış,renkli y ada siyah beyaz geometrik desenler, birbirine karışmış baskılar arasın gözleriniz:)
  • Çiçek desenler dal dal mimozamsı zarif hallerden kocaman desenlere, basmadan fistana yeni sezonda çok moda! Muttttlaka edinin


Renklere gelince kırmızı bu yıl en "yakut" dönemine girecek, kiremit, mor ve hardal sarısı hala baş tacı, bu renklere odaklanın! Yeni sezonun enn güzel renklerinden biri petrol mavisi, indirimde nereye saklanmış sorun soruşturun. Vee pek tabii ki camel hala çok popüler! Buna zümrüt yeşilini de ekleyin, ben unutmuşum:) O da sizden olsun!



Tabii kare formlu, uzun askılı bir çanta, satchel da edinmeyi unutmayın! Ben unuttum da şimdi ekliyorum:)

Ben bu satırları yazarken kimbilir hangi markalar neredeyse %70'e varan indirime girdi:)) Hazırsak hadi başlayalımmm:)

Bu "'ye varan" daha ne kadar küçülebilecek afişlerde meraktayım:))

[Görseller:style]

19 Temmuz 2011 Salı

TREND RAPORU | Kelepçe Bilezikler ♥ Plaka Kolyeler



Her şey CELINE ile başladı. Zaten minimal kesimlerin, 70lere göndermelerin, en az kıyafet kadar önemli olduğu su götürmeyen aksesuarların son sezonlara damgasını vurması da hep ondan sebepti. İşte geçen yıl CELINE ile başlayıp gitgide ikonikleşen, bu yaz sezonu ile birlikte olmazsa olmaza dönüşen ve MICHEAL KORS evrimiyle de bu kış devam edeceği garantilenen metal kelepçe/plaka bilezikler... Özellikle altın olanları, iki ayrı kolda aynısından takılanları, en plaka halde tasarlananları...

BOOM'STYLE'ı takip edenler yaz başından beri benim de iki kolda aynı kalın kelepçe bilezikleri sık sık kullandığımı hatırlayacaklar. İşte şimdi bir de post zamanı:)



Altın kelepçe bileziklerin tarihi taaa eski Mısır'a, antik Yunan'a ve Afrika'ya kadar uzanıyor. Dilekolay 7000 yıllık bir geçmiş ama modası hala geçmemiş:) Oralardan günümüze özellikle ALEXIS BITTAR'ın kült tasarımlarıyla geri dönüyor.

Bu sezon özellikle metal plaka halde olanları ve çekiçlenmiş denen üstü hafif pürüzlü versiyonları çok moda. Ama tasarımcılar yepyeni yorumlarla iyiden iyiye çekici hale getirmekteler. Mesela VIONNET'nin yaptigi gibi kurdelecikle süsleyerek:)



Bu, özellikle altın rengi tercih edilen ama gümüş rengi de neden olmasın dedirten, kalın kelepçeleri hemen her kıyafetinizle enfes şekillerde kombinleyebilirsiniz. Çok maskülen bir takıma, küçük siyah elbiseye, bu senenin modası bir tuluma, beyaz bir gömleğe kısacası gayet minimal, gayet sade bir kıyafet seçeneğine müthiş bir dokunuş kattığı gibi; renk blokları, danteller, kadifelerle lüks hatta avantgarde seçenekleri de daha da cilalıyor. Hemen yukarıda sokaktan alınan ilhamlar var.



BU trendin ülkemizdeki enn güzel, en stylish temsilcisi bence Ezgi Kıramer, hatta ortağıyla birlikte yarattıkları LUXURY SHOPPERS markası altında metal plaka birbirinden güzel takılar tasarlamışlar. KISMET by Milka'da ise şu bahsettiğim sanki çekiçlenmiş/dövülmüş gibi olan bilezikler ve kolyeler var ki ♥ ♥ ♥!



En lüksünden en ekonomik markalara kadar mutlaka bulabileceğiniz metal kelepçelerden en az bir çift mutlaka edinin sevgili Styleboomerlar ve eğer bir plaka kolye görürseniz durmayın, düşünmeyin alın:) Zira bu kış metal kelepçeler sadece bileklerle yetinmeyecek ve incesinden kalınına boyunlara da geçirilecek:) Yukarıda MICHEAL KORS kış defilesini de size ipucu olarak sunarım sayın jüri:))

[Görseller: polyvore, fashiongonerogue,lookbook.nu,jak&jil,luxuryshoppers,blonde salad]