Gelin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gelin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2013 Pazar

DÜĞÜN | #gelininkizkardesi


Malum biz gelinler düğünümüzde hep en güzeliz:) Ama o gün en az bizim kadar güzel olan, heyecanlı olan, telaşlı olan, doğru elbiseyi bulması günler süren birileri daha var ki onlar aynı zamanda düğünlerimizin gizli kahramanları: kızkardeşlerimiz!

Bu postta düğünümün iki gizli kahramanı, küçük kardeşim ve hiç bir zaman bana görümce olmayan diğer kızkardeşim neler giymiş ve o güne dair ne tüyo vermişler paylaşacağım. En sonda ise bu posta ilham veren ve bu Cuma kardeşini evlendiren canım arkadaşıma mikrofon uzatacağım:)

İşbu postla:p  #gelininkizkardesi etiketini başlatıyorum sevgili Styleboomerlar, sizden de fotoğraflarınızı Instagrama bekliyorum, şu an ablasını/kardeşini evlendirme hazırlığında olanlar ya da evlenirken yanımda o olmasa ne yapardım diyenler hadi Boomerlara kocaman bir arşiv yaratalım, fikir verelim, paylaşalım!

28 Kasım 2011 Pazartesi

DÜĞÜN | Bella'nın Gelinliğine Yakın Plan



Twilight severlerin, herkesten köşe bucak saklanan ve galaya bir iki gün kala ucundaz azıcık nete sızan Bella'nin gelinliğine çoktaaaaan vakıf olduklarına eminim:) Ama işte CAROLINA HERRERA'nın zarif ve müthiş işçiliğine biraz daha yakından bakış, MANOLO BLAHNIK imzalı gelin pabuçlarına bir bakış için ben de kendilerini Styleboom'a konuk ettim! gelinliğin sırt detayına zaten bayılmıştım, ve bence çok Bella, çok uygun ona. Sadece bence önde yaka kayık yaka olsa daha hoş olabilirdi zira kızımız çok zayıf. Kate Moss gibi Bella da gelin ayakkabıları için MANOLO demiş., ve iyi etmiş. Ayakkabılar vintage görünümü ile gelinliğe pek yakışmış. Saç modelini çok beğensem de pırıltılı saç tokasını pek beğenmedim, daha farklı yine daha vintage görünümlü bir tarak olsa sanki daha güzel olurdu. Bir yastıkta kocayın diyeceğim Bella'cığım ama bizim oğlan kocamıyor, yalan olacak:)

10 Ekim 2011 Pazartesi

HEDİYE | Styleboom'un Şanslı Gelinine Sevilay Acıbucu'dan Gelin Makyajı

Hatırlayanlar olacaktır taaaa Haziran başında benim de gelin makyajımı yapan ve hala her ay istisnasız cilt bakımım için gerekirse İstanbul'dan kalkıp Ankara'ya gittiğim Sevilay Acıbucu ile gelin makyajının sırlarını anlatan bir söyleşi yapmıştım veee bir şanslı Styleboomera da kendisi gelin makyajı hediye etmişti:) İştee şanslı gelinimiz geçen ay evlendi ve makyajı için Sevilay Hanım'daydı!


2 Haziran 2011 Perşembe

HEDIYE | Sevilay Acıbucu'ndan Gelin Makyajının Sırları veee Bir Geline Hediye:)

Beni hem blog, hem Twitter, olmadı Formspring'den takip edenlerin çok yakından tanıdığı, dilimden düşmeyen, Ankara'ya her gidişimde hemen kendimi ellerine teslim ettiğim güzellik uzmanım SEVİLAY ACIBUCU'yu sonunda bloguma konuk ettim hanımlar:) Hem deeee güzel mi güzel bir sürprizle birlikte! Sürpriz söyleşimizin sonundaaa:)



Bugün Sevilay Hanım, benim düğün günümü de güzelleştirdiği makyajıyla Styleboom'a konuk, ilerleyen günlerde bir de cilt bakımını konuşacağız. Ona gelin makyajı ile ilgili merak ettiklerimi, onun makyajının kusursuzluğunun ve kalıcılığının sırlarını sordum:) Bakalım o neler anlattı...

Styleboom: Sevilay Hanım, sizinle uzun yıllardır tanışıyoruz ve size hayranım. Profesyonelliginize, titizliginize, dikkatinize, mükemmelliyetciliğinize. Öncelikle ben buradan herkes de okurken şu an şu yasta sahip oldugum bu cilt icin, gelin makyajim icin, dokulup mahvolduktan sonra geri kazandığım kaşlarım için kocamaaan bir tesekkur etmek istiyorum. Vee soruyorum:) Öncelikle bize biraz kendinizi anlatır mısınız?

Sevilay Acıbucu: Çok teşekkür ederim hakkımdaki güzel düşünceleriniz için. Benim size uyguladığım özel bir şey yok, ben mesleğimin ciddiyetini yerine getiriyorum sadece, size uyguladığım bakımlar cildinizin doğal yapısına gelmesini sağladı yalnızca ...

1989 yılında Fransada yüz ve göz yapısına uygun makyaj teknikleri ve televizyon,sahne,efekt,karakter,moda makyajı eğitimi alarak başladım. Mesleğim gerektirdiği için güzellik uzmanlığı (estetisyenlik) eğitimlerini de aldım. 1991 ve 1996 yılları arasında Kültür Bakanlığı Devlet Halk Dansları, Türk Halk Müziği Korosu ve Türk Sanat Müziği koro sanatçılarının sahne makyajı eğitmeni ve makyözü olarak çalıştım.1996 yılında Ankara Bahçelievler'de güzellik merkezimi , 2008 yılında Ankara Kavaklıdere'de makyaj stüdyomu açtım. İlkim Öz Yaşam dergisinde köşe yazarlığı ve 2001 yılından bu güne kadar senede iki defa olmak üzere düzenlenen Başkent Moda Günlerinde makyözlük yaparak çalışmalarımı sürdürmekteyim.



Boom: Malum düğün sezonu açıldı ve bir gelin için en önemli kalemlerden biri de gelin makyajı. Benim düğünümde taa Istanbul'a gelip mukemmel makyajımı da siz yapmıştınız, o sebeple ben farkı çok iyi biliyorum ama bir de sizden dinleyelim istiyorum. "Gelin makyajı" neden ayrı, neden mesela gece makyajindan farklı?

S.A. :Gelin makyajı sadece gece makyajından farklı değil bütün makyajlardan farklı ve ayrı çalışmayı, titizliği gerektirecek kadar özel bir makyajdır. Diğer makyajlardan farkı öncelikle kalıcı olmasını sağlamak. Günün heyacanını, yoruculuğunu göz önünde bulundurarak düğünün bir gün öncesinde cildin yapısına uygun özel bir bakım kürü uygulayarak cildi makyaja hazırlarım, kaşlarda en az cilt kadar önem taşır, makyajın en önemli ayrıntısıdır, o sebeple doğal yapısına uygun kaşlar hazırlamak adına bazen aylar öncesinden şekillendirmeye başlarım Tabiki gelinlerin de önerilerime önem vermesi gerekiyor bu aşamada, çünkü bu ön çalışma makyajın uzun süre kalıcılığını ve tazeliğini sağlayacak. Gelini heyacanlı ve yorucu o özel güne hazırlamanın ön çalışması dahi diğer makyajlardan farklı olduğunun işaretidir....

Boom: Gelin makyajı sadece makyaj malzemesini kapsamıyor sanıyorum, sanki bir süreç gibi: temizleme+bakım+onarım+makyaj dogru mu?

S.A. : Gelin makyajı hazırlığı mümkün olursa en az iki ay öncesinde başlamalı: kaşların tasarımı, cildin belirli aralıklarda bakımı gibi. Bunlar, makyaj ürünleri ne kadar kaliteli ve profesyonel dahi olsa, uygulanacak makyajın uzun süre aydınlık ve dayanıklı olmasını sağlayacaktır



Boom: Düğün günü öncesi herkes geline dinlenmesini tavsiye ediyor ama ne mümkünn! Ya perdeci sorun çıkarır, ya evde bir şeyler eksiktir, ya misafirler bastırır:) Peki sizce gelin cildini dinlendirmek ve yatıştırmak için düğün öncesi ne yapmalı? Nasıl hazırlanmalı? Pratik çözümler var mı?

S.A. :Evet maalesef hazırlık süreci yorucu ve stresli gelinler için. Kendilerine zaman ayırmaya sıra geldiğinde yorgun,gergin ve bakımdan uzaklaşmış bir şekilde düğüne az bir zaman kalmış oluyor. Gelin adaylarına tavsiyem düğüne en az iki ay kala cilt bakımı yaptırmaları ve düğüne kadar bu bakımı belirli aralıklarla yaptırmaları, makyaj uzmanıyla görüşmeleri ve irtibat halinde kalmaları. Gelinler uzmanın önerilerini uygulamaya özen göstermeliler ki bu düğün gecesi mükemmel görünmelerinde büyük önem taşıyacaktır....

Boom: Ben hiç sesimi çıkarmadan kendimi hep size emanet ettim çünkü profesyonelliginize ve kararlarınıza güvenim sonsuz. Fakat bir cok kisi bbakımında, makyajında vs müdahalelerde bulunmayı, yok öyle değil böyle olsun demeyi tercih ediyor. Siz de pek cok gelinde eminim bunu yaşamışsınızdır. Mutlaka gelinin arzuları doğrultusunda mı makyaj yapıyorsunuz, yoksa ben bu işin uzmanıyımm, saça, tene, göze ve düğüne göre uygun makyajı yaparken müdahale edilmesini hic istemem mi diyorsunuz?

S.A.: Sizin beni ve çalışmalarımı çok iyi bilmenizden kaynaklıydı teslimiyetiniz, beni tanımamış olsaydınız sizin de mutlaka istek ve önerileriniz olurdu. Uzmanlık alanım kişilerin yüz ve göz yapısına uygun makyaj teknikleriyle çalışmak ama gelinlerin heyacanını pek tabii ki anlarım ve isteklerine önem veririm, uygulanacak makyajın tasarımını önceden kararlaştırıp prova tarzında ufak uygulamalarla gelin adaylarını rahatlatmaya çalışırım. Son teknolijiyle üretilmiş makyaj ürünleri uygulama sırasında cilde uyum sağlama sırasındaki süreçte hiç bir şekilde mimik yapmamayı gerektiriyor bu nedenle ve kişilik olarak mükemelliyetçi bir yapım olduğu için yaptığım işin kusursuz çıkmasını hedef alırım, bu sebeple gelin makyajına başladığım zaman müdahaleye izin vermiyorum.



Boom: Ben hiç sesimi çıkarmadan kendimi hep size emanet ettim çünkü profesyonelliginize ve kararlarınıza güvenim sonsuz. Fakat bir cok kisi bbakımında, makyajında vs müdahalelerde bulunmayı, yok öyle değil böyle olsun demeyi tercih ediyor. Siz de pek cok gelinde eminim bunu yaşamışsınızdır. Mutlaka gelinin arzuları doğrultusunda mı makyaj yapıyorsunuz, yoksa ben bu işin uzmanıyımm, saça, tene, göze ve düğüne göre uygun makyajı yaparken müdahale edilmesini hic istemem mi diyorsunuz?

S.A.: Sizin beni ve çalışmalarımı çok iyi bilmenizden kaynaklıydı teslimiyetiniz, beni tanımamış olsaydınız sizin de mutlaka istek ve önerileriniz olurdu. Uzmanlık alanım kişilerin yüz ve göz yapısına uygun makyaj teknikleriyle çalışmak ama gelinlerin heyacanını pek tabii ki anlarım ve isteklerine önem veririm, uygulanacak makyajın tasarımını önceden kararlaştırıp prova tarzında ufak uygulamalarla gelin adaylarını rahatlatmaya çalışırım. Son teknolijiyle üretilmiş makyaj ürünleri uygulama sırasında cilde uyum sağlama sırasındaki süreçte hiç bir şekilde mimik yapmamayı gerektiriyor bu nedenle ve kişilik olarak mükemelliyetçi bir yapım olduğu için yaptığım işin kusursuz çıkmasını hedef alırım, bu sebeple gelin makyajına başladığım zaman müdahaleye izin vermiyorum.

Boom: Doğru ve profesyonel yapılmış bir gelin makyajı sabah erken saatlerden gecenin ilerleyen saatlerine kadar aynı ışıltıda duruyor. Bunun sırrı nedir?

S.A.: Kaliteli ve dayanıklı makyaj bakımlı cilde uygulanan makyajdır ama profesyonel ürünler de tabii ki bu konuda büyük önem taşıyor. Biz uzmanların kulanımına sunulmuş bir çok ürün mevcut bu ürünleri uzmanılığımızla birleştirerek uyguluyoruz, bu tür ürünleri uygulamak da tabi ki ayrı bir eğitim ve uzmanlık gerektiriyor.



Boom: Gelinlere gelin makyajlarında en önemli tavsiyeniz nedir? Neye çok dikkat etmeliler?

S.A.: Gelin gelinliğiyle, duvağıyla, o gün için hazırlanacak saçla, uygulanacak makyajla bir bütündür. Gelin adaylarına vereceğim en önemli tavsiye kendi kişisel zevklerinden emin olmaları. Ben makyajı uygulamadan önce gelinliğin modeli, saçlarının nasıl taranacağı, duvağının uzunluğu kısalığı dahi tüm ayrıntıları sorarak, bunların uygulayacağım makyajla uyum içinde olmasına önem veririm, tavsiyem gelinlerin kararlı olmaları, farklı zevklerden/kişilerden çıkan farklı öneriler ne kadar kaliteli olursa olsun bir araya geldiğinde sıradan, uyumsuz bir görüntü verecektir.

Boom: Styleboom'a konuk olduğunuz için çok ama çok teşekkür ediyorum:) Sanıyorum sürprizimizi de açıklayabiliriz. Bir şanslı Styleboom gelini Sevilay Acıbucu'ndan gelin makyajı hediyesi kazanacak. Tek yapmaları gereken Ankara'da bulunmak, Sevilay Acıbucu facebook grubuna üye olmak, hayalindeki gelin makyajını anlatan bir yorum yazmak ve çekilişte çıkmak. Siz şanslı geline şimdiden bir şey söylemek ister misiniz:)?

S.A.: Ben teşekkür ederim... Gelin adayımızı şimdiden tebrik ediyorum. Şanslı konuğumu stüdyomda ağırlamaktan mutluluk duyacağım.



Gelin olmuş gidiyorsunuz sevgili Styleboomerlar:) Umuyorum bu post işinize yaramış, aklınızdaki sorulara cevap olabilmiştir. Şimdi hemmen, hem de bu defa Ankara'da(*) yaşayan bir Styleboomer gelinine hediye edilecek olan "gelin makyajı" şansı için ne yapmanız gerektiğine bakalıım:)

1) 6 Haziran Pazartesi geceyarısına kadaaar buraya "hayalinizdeki gelin makyajını" yorum olarak yazmak ve yorumunuzun sonuna MUTTTLAKA mail adresinizi eklemek:)
2) Sevilay Professional Make-Up Studio Facebook grubuna buradan tıklayarak üye olmak
3) Ve pek tabii bu blogun biricik, biriciiik "İzle"yicilerinden biri yani bir Styleboomer olmak. Maalesef adsız yorumlar onaylanmayacaktır:/

Belki gelinimiz belli olunca ben de gelirim hiii heyecan yaparım:)

(*) Bu hediye yalnızca Ankara için geçerlidir ve makyaj Sevilay Professional Make-Up Studio Kavaklıdere'de yapılacaktır:)

29 Nisan 2011 Cuma

GELİN | Gökten Üç Elma Düştü...

1981'de herkesin prensesi Diana ile Galler prensi Charles evlendiğinden beri Birleşik Krallık öyle büyülü, peri masalı tadında ikinci bir düğünü bekliyordu. Anlaşılan ben de bekliyormuşum, dakika dakika izledim:)) Ama ben zaten düğün çok severim! Diana'cığım o muşmula Charles yüzünden ilk göz ağrısının mürüvetini göremedi yazık.



Bu düğün iki kadını birden "taç"landırdı:
Birincisi pek tabii ki önceleri pek kimsenin ısınamadığı, William'a layık bulmadığı, Diana kadar tapmadığı, pek giyinmeyi de bilmeyen, Wills'in yanında daha yaşlı gibi görünen ama zaman içinde İngilizlerin kalbini kazanıp, salon kadını çizgisini bozmadan, ben size layığımı kabul ettiren, halkın sevgilisi oluveren Kate yani artık Cambridge Düşesi ve büyük ihtimalle gelecekteki Kraliçe Catherine.

İkincisi ise ALEXANDER McQUEEN'in ani ölümüyle herkes kederlere boğulmuş ve bu marka bitti, asla eskisi gibi olamayacak ve yok olup gidecek diye düşünenleri büyük şaşkınlığa uğratmış olan Sarah Burton. Burton, işi devraldığında bir iki sezon içinde çıkardığı her koleksiyonla ALEXANDER McQUEEN'in anısını onurlandırırıp, markayı ruhundan koparmadan ama yeni kimliğiyle sürdürdü. Ve son olarak Prenses'in olağanüstü zanaatı, işçilik, kalite ve terziliği nedeniyle "seçtiği" tasarımcı oldu. Böylece Burton da tacını hak ettiğini moda tebaasına ilan etmiş oldu.



Doğrusu törenin başından sonuna çift çooooooook heyecanlıydı:) Kate kilisey gelene kadar arabanın içinde deli gibi el sallıyordu ama bence o el sallama frekansı kalp atışına eşlik ediyordu:) William kilisede sürekli ellerini ovuşturuyor, Harry onu biraz güldürüyordu:)



Diana'nınkinden farklı olarak bu defa daha küçük bir kilisede gerçekleşti tören. Küçük derken:)?



Gelin saçlarını topuz yapmayı düşünürken son anda açık bırakmaya karar vermiş.



Ünlü modacıların hemen hepsi gelinlik için harika sözler söylediler. Gelinlik kadar duvak da çok beğenildi. Bir duvak delisi olarak ben uzuuuuuuuuuuuuun duvakları seviyorum, nitekim kendiminkini de dolma gibi sarsam da tüm gece çıkarmamıştım inatla:)

Son geceye kadar sır gibi saklanan ama son gece Sarah Burton'ın otele girdiğinin görülmesiyle "neredeyse" anlaşılan gelinliğin tasarımcısı ölümünün yıldönümünde, pek yakında Metropolitan Müzesi'nde de sergisi başlayacak olan ALEXANDER McQUEEN'den başkası olmamalıydı da:) Yine de McQUEEN'den bir gelinlik giyebilecek kadar şanslı olsaydım beni kuş tüylerine boğmasını dilerdim:)



Prenses'in gelinliği tarihin unutulmaz prenseslerinden ve dünyanın en güzel kadınlarından Prenses Grace Kelly'nin eşsiz gelinliğinin modern bir versiyonu gibiydi. Muazzam bir gelinlikti bence: asil, zarif, dengeli.
  • Gövdede derin V yakalı ve uzun kollu dantel üst, belin ön kısmında kat büzgüler ve arkada daha bir McQueensel iri kat, volan oyunuyla, ortalama uzunlukta bir kuyrukla devam ediyordu. Etek uçları üstteki dantellerden aplik edilmiş önde daha seyrek arkada daha yoğundu. Gelinlikte hiç taş işi yoktu.
  • Her ne kadar gelin asil kandan gelmediği için düğünde taç takması beklenmiyorsa da bizzat Kraliçe tarafından kendisine verilen tacı ile yüzünü örten orta uzunlukta uçları hafif dantel işli zarif ve sade bir duvak tercih etmişti.
  • Bereketi simgelediği için özellikle "meşe palamudu" biçimi istediğinden özle olarak yaptırılan pırlanta küpelerini ben pek beğenmedim.
  • Ayakkabılar da ALEXANDER McQUEEN ekibi tarafından tamamen elde yapılarak hazırlanmıştı. Gelin buketi pek çoklarının beklediğinin aksine kırlardan toplanmışçasına minik, dağınık ve sempatikti. İnsanlar çok eleştirdi ama ben çok sevdim:) Üstelik buketin manevi bir buket olduğunu söyleyelim: Diana'nın gelin çiçeğinden bir kaç dal varmış içinde, sonra Kraliçe'nin serasında özel olarak yetiştirdiği çiçeklerden varmış.
  • Prenses'in maniküründe Essie marka oje kullanılmıştı veeee inanmayacaksınız ama makyajını kendisi yapmıştı! Zaten fotoğrafları büyütürseniz profesyonel bir makyaj olmadığını farkedeceksiniz. Doğrusu prenses olsam hayatta kendi makyajımı-hele düğünde- yapmazdım:o Böyle biraz da "normal"im ne var durumları tamam sempatik ama o zaman çok yanlış bir şeye "Evet" dedin sevgili Kate, zira sen artık "normal" değilsin:)


Bekar prens Harry abisinden farklı olarak genelde daha bir "yaramaz", "ele avuca sığmaz", "annesine çekmiş", kendisi pek tabii ki yüzüklerin taşıyıcısı yani William'ın sağdıcıydı. Tören boyunca pek sempatikti.

Yine ablasının huyu suyu tam zıttı "çılgın" baldız Philippa da baş nedime olarak muhteşemdi, onun elbisesi de ALEXANDER McQUEEN tasarımı.



Davetlilerin hangi birini anlatsam bilemediğimden ve zaten David Beckham'a geldiğimde bu postun seyrinin tamamen değişeceğinden korkumdan o kısma hiç girmiyorum:)) Ama genel olarak manzare yukarıdaki gibiydi! Monokrom renkler ve birbirinden müthiş şapkalar, erkeklerde kravat ve mendillerde enfes detaylar ve parlak renkler:)



Ve işte beni en çok etkileyen sahne... Milyonlarca insan akın akın Buckhingam Sarayı'na girmek üzere yürüyor! Bu nasıl bir şey? Bizler bilemiyoruz, tepemizdekiler "kim olursa olsun" hep 3-5 kişi toplansa korktular, dağıttılar, yasakladılar, onların geçtiği yollardan geçerken bizi beklettiler, yaklaştırmadılar. Bugün 10 kişi birlikte Başbakanlık'ın önünde yürümemiz imkansızken içlerinde kimlerin "olabileceği" belirsiz devasa bir kalabalık bilmem kaç ülkenin imparatoriçesinin bahçesine böyle giriyor. Başbakan desen zaten normal bir sokakta tüm dünyanın bildiği o "10 numaralı" evde oturuyor:)



Veee törenin sonuu! Tören boyunca Bentley'den Range Rover'lara, Rolls Royce'dan at arabasına çeşit çeşit araba kraliyeti bir oraya bir buraya taşıdı ama işte benim favorim! Agggh Kate ne gelinliğini, ne o safir yüzüğünü kıskandım ama bu ASTON MARTIN'le beni bitirdin:)



Bu da Prenses Catherine'in resepsiyon için hazırlanan kıyafeti, yine ALEXANDER McQUEEN. Yine zarif, sade ve bu defa pırıltılı. Ama o üstteki hiç ama hiç ama hiç olmamış! Onu ya giymeyecektin ya giymeyecektin Kate:/



Ne diyelim onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine. Artık Harry'nin düğünde görüşürüz, pek sevgili bekar Styleboomerlar belki içinizdne biri bir sonraki prenses olur:)) Gökten 3 elma düştü, biri Boom'un, biri okuyanın, biri yorum yazanın başına:p

Görseller: Time, Telegraph
Not: Daha fazla fotoğraf, iyi giyinenler, kötü giyinenler, pastalar börekler için TIK TIK:)

21 Nisan 2011 Perşembe

GELİN | Lunlun'dan Mis Gibi Gelin Buketleri!

Romantik,zarif, deli dolu!
Rengarenk, bembeyaz, pespembe...
Erengül, ortanca, lale ♥
Bunlar ne mii, bunlar sizsiniz ya da sizi anlatan gelin buketleriniz. Ve hayallerinizdeki çiçeğiniz illaki LUNLUN'da var, yoksa da anlatınca yapıyorlar:)

Mesela ben enn çok kırçiçeklerini, patlamış katlarıyla ateş rengi ya da pembe erengülleri , kocaman ortancaları vee laleleri severim. Ya siz:) ?

Styleboomer gelinlere bugün harika birini tanıtacağım: Banu Dorken Erol, nam-ı diğer LUNLUN'u! Ben ona sordum, o da sizi için cevapladı. Gelin buketi arayışındakileri buraya davet ediyoruuum:)



1) Gelin buketi bana gore gelinlik icin en onemli aksesuarlardan biri. Sizce gelin buketi secerken ilk ve en onemli nokta ne olmali?

Gelin buketi gelinliği tamamlamalı, önüne geçmemeli. Gelin buketi için gelin adayının bizi mutlaka ziyaret etmesini tercih ediyorum. Çünkü gelinin boyu, kilosu, giyeceği gelinliğin kabarıklığı, uzunluğu, sadeliği de gelin buketinin hazırlanmasında önemli. Gelinliğin rengine uygun tonlarda kumaş – kurdele ve aksesuar kullanmak ya da mekanı ve gelinin ruhunu yansıtacak aksesuarlar da önem taşıyor...
Tabi en önemli konu da hangi çiçekleri tercih ettiği, kafasında nasıl bir gelin buketi canlandırdığı. Beraber gelin buketi ile ilgili modellere bakıp gelinin zevkini anlamaya çalışıyorum. Bence bir buket gelinin ruhunu tam olarak yansıtırsa kusursuzdur. Bu nedenle gelinin tam olarak ne hayal ettiğini ve bu buketin ona neyi çağrıştıracağını anlamak çok önemli. Bütün bu hayaller ve çağrışımlar, mekan ve süslemelerle de örtüşürse ve herşey birbiriyle aynı dili konuşursa gelin buketi de kusursuz olmuş demektir.
Mekana uygun buketten kastım şu: Eğer bir kır düğünü olacaksa güller ve mevsim çiçekleriyle karışık gelin buketleri veya kır çiçekleri daha uygundur. Bu tip düğünler için sarkıntılı buketler yerine yuvarlak ve çok büyük olmayan buketler daha uygun. Daha formal mekanlarda tek renk buketler daha iyi olabilir.

2) Lunlun "gelin buket"lerinde hangi eksigi tamamliyor?

Klasik buketlerin yanısıra renkli buketler yapmayı seviyorum. Çiçek aranjmanlarımda da olduğu gibi renkleri ve çiçekleri karıştırmayı seviyorum. Bence çiçekleri ve renkleri karıştırarak halen
romantik, soft ya da çocuksu buketler yaratılabilir. Sanırım Lunlun Çiçek gelin buketlerinde “renk” unsurunu tamamlıyor.



3) Sanıyorum hazır gelin buketlerinizin yanında siz "gelinin hayalindeki" gelin buketini de hazırlıyorsunuz? Bu nasıl gerçekleşiyor yani hayalde olanı söze dökmek ve en sonunda bukete dönüştürmek zor degil mi? O hayal gerçekleşene kadar denemeler mi yapılıyor?

Bazı gelinler sevdikleri çiçekleri ve/veya renkleri söylüyorlar. Bana uğradıklarında bunların kombinasyonlarının nasıl duracağına beraber bakıyoruz. İkimiz de yakışacağına inanırsak uyguluyoruz. Bazen katılacak bir renk veya bir çiçek bende şüphe yaratıyorsa çekincelerimi geline anlatıyorum. Bu tip durumlarda ilgili çiçeğin veya rengin kullanılıp kullanılmayacağına buketi yaparken karar veriyorum. Bu aşamada gelinler bu kararı bana bırakıyor. Bazı gelin adayları ise yabancı yayınlardan buldukları ve beğendikleri bir buketi bana gösteriyorlar. Mevsimine veya ülkemizdeki mevcudiyetine göre bu buketi hangi alternatif çiçeklerle hazırlayabileceğimizi anlatarak hayalindeki buketi oluşturmaya çalışıyorum. Mesela yukarıdaki ortancalı buket gelinimizle beraber oluşturuldu.



4) Sizce gelin, çiçeğini saklamalı mıı yoksa bir bekarı sevindirmek üzere fırlatmalı mı:)?

Gelin buketi eskiden atılır mıymış acaba diye araştırdım...Bakın neler buldum :)

Gelin buketi geleneklerin, kültürlerin bir mozaiğidir. Eski Roma’da ve İskandinavya kültürlerinde genç kızlar şans getirmesi ve kötü ruhların kovulması için aromalı otlar taşırlardı. Yunan kültüründe gelinler sağlam – uzun ömürlü ilişkiyi sembolize eden sarmaşık taşırlardı. Şu andaki Suriye’de yaşayan göçebelerin kadınları çiçek açmış portakal ağacı dalı taşırlardı. Portakal ağacı dalının aynı anda hem çiçek hem de meyve taşıması mutlu bir evliliğin ve bir bebeğin sembolü kabul edilirdi. Eskiden gelin buketi mi atılırmış? Aslında günümüzdeki bazı geleneklerin de kökenleri eski zamanlardan geliyor. Ortaçağda bekar erkekler kendilerine şans getirmesi için gelinin elbisesinden bir parça yırtmaya çalışırlardı. Tabi en tercih edilen parça jartiyerdi. Bu nedenle gelin kendisi çıkarıp bekar erkeklere atardı. Bu ritüeli daha da güvenli hale getirmek için daha sonraları damat gelinin jartiyerini bekar erkeklere atmaya başladı ve gelin de buketini atmaya başladı.

Gelin buketi bence de atılmalı. O an yaşadıklarımız bizim için en önemli hatıra bence. En güzel dileklerimizle, başka birine şans getirmesi temennisi ile atmalıyız bu buketi. :)



5) Türkiye'de gelinler genelde buketlerini hep beyazdan yana ve klasik kullanıyor, örneğin ben de tam tersi parlak ya da soft ama renkli buketlerin daha çok neşe, romantizm kattığına inanıyorum, fotoğraflarda da müthiş bir ayrıntı oluşturduğuna. Sizin bu konuda fikriniz nedir? Gelinleri yönlendirdiğiniz oluyor mu?

Ben de sizinle aynı düşünceleri paylaşıyorum. Dediğim gibi renk ve çiçek karıştırmayı çok seviyorum. Mesela kahve ve pembe tonlar beyazdan daha romantik olabilir. Ya da pembe-beyaz tonlar, ya da beyaz – mor çiçekler...ya da... Demek istediğim birçok renk ve çiçek kombinasyonu ile çok romantik, uçuk kaçık buketler yaratmak elimizde. O kadar güzel çiçekler var ki (erengüller, renkli güller, çardak güller, frezyalar, sümbüller, kalalar vs...) bunları gelin buketlerinde kullanmamak haksızlık olur :)

Sanırım düğün sezonunda en çok beyaz buket hazırlıyorum. Gelinleri yönlendirmekten çok onların ne istediklerini, cesur olup olmadıklarını anlamaya çalışıyorum. Gelinin buketi taşırken kendini rahat hissetmesi, bukete yabancı hissetmemesi çok önemli. Buketin gelinin isteklerine uygun yapılması gerekiyor. Tabiki yönlendirme yapıyorum. Mesela çok uzun - sarkıntılı bir buketi kısa boylu bir geline önermiyorum gibi.... Eğer gelin benim fikrimi sorarsa ona sorular sorarak buketi beraber yaratmaya çalışıyorum.


Bilgi İçin: Banu Dorken Erol / Mehmet Erol
0212.323 39 13 - 0542 425 81 52 - 0532 434 10 56
e-mail: info@lunluncicek.com
web: www.lunluncicek.com