Tweet
Couture haftasına karşı zaafım malumunuz, Paris'te gerçekleşen İlkbahar 2013 Couture koleksiyonlarını da eminim pek çoğunuz yakından takip ettiniz. Ben yine kulislerde yakalanan kareler ve couture'ü böyle muazzam yapan en ince detayları gözler önüne seren karelerle taçlandırmak istedim bu postu. Birbirinden güzel fotoğraflar sonrasında da bu yaz düğün, nişan, balo vs "telaş"ı olanlara Couture defileleri neler söylemiş bir toparladım:)
Couture etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Couture etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Şubat 2013 Cumartesi
2 Mart 2012 Cuma
İNCELEME | Haute Couture Efsanesi ve Paris Couture İlkbahar 2012
Tweet
Basil Soda
Paris Couture İlkbahar 2012 haftasından enfes ve detaylara inmiş fotoğraflar eşliğinde "Couture" ne ola ki, herşeye couture denir mi, nesi farklı, nesi heyecanlı okuyacağımız bir yolculuk yapsak mı? Sonra siz de yazsanız sonuna, bir couture hayaliniz var mı? Bir defilesini izlemek, bir kıyafetini giymek, boncukların işlendiği yüzbinlerce dakikanın birinde elinde bir boncuk iğnesiyle orda olmak?
Tam olarak aynı anlama gelmese de artık çoğunlukla kısaca "couture" denen Haute Couture [telaffuzu için tıklayabilirsiniz ] Fransızca "yüksek dikişçilik" gbi motamot bir çeviriye denk geliyor. Kısa bir özet olarak kişiye özel, yüksek kalite kumaş ve malzemenin kullanıldığı, çok ehil terzi ve iğneişi/nakış/boncuk/kalıp ustalarının bizzat elde hazırladığı kostümler demek.
Etiketler:
Couture,
Couture ne demek,
İnceleme,
Moda ve Sanat,
Paris Couture Haftası,
paris couture week
11 Eylül 2010 Cumartesi
COUTURE | Atelier Versace Sonbahar 2010 Arası
Tweet
Paris Couture Haftası bitti biteli heyecanla beklenen ATELIER VERSACE Sonbahar 2010 koleksiyonu sonunda huzurlarımızda!
Donatella Versace'den yine zengin işçilik ve bol drape oyunlu gözlere hoş parçalar. Altın ve griye şeftali, yeşil ve lila katılmış.
İşte benim favorilerim: yukarıdaki mozaikte altta en sağdaki degrade ve kristal işli elbise ile aşağıdaki pencereli şeftali:))
9 Temmuz 2010 Cuma
PARIS COUTURE HAFTASI | VALENTINO - Dolls -
Tweet
VALENTINO, Couture koleksiyonuyla bu defa dev fırfırlara yüz çevirmiş mini fiyonklarla donanmıştı. Şu yukarıdaki kafesli abajur elbise benim olsa bi fiyonk da yüzümde koca bir gülücük olarak belirirdi inanın:) Koleksiyonu tek kelimeyle özetlemek istersek: sevimli, diyebiliriz.
8 Temmuz 2010 Perşembe
PARIS COUTURE HAFTASI | STEPHANE ROLLAND - Sen Ne Güzel Couturierimizsin -
Tweet
Yukarıda kimbilir kaç iş saatini ve kaç kişiyi ziyan etmiş şahanelikteki üç boyutlu elbisenin kalça kısmına zahmetsizce sahip olduğum için sevinsem mi üzülsem mi bilemiyorum sevgili Styleboomer:)) -Bu arada modeldeki suratsızlık da nesi? -
Rihanna'dan bile önce keşfedip sevdiğim ama kendisinden Rihanna kadar ilgi görmediğim Stephané Rolland sonbahar couture koleksiyonu drapelerin birer lav akışkalığında işlendiği enfes tasarımlarla dolu! Yine!
Diğer couture defilelerinde sıkça gördüğümüz uzun kuyruklar burada da var, degrade silüetler, taş ve kristallerle işli bacaklar öne çıkıyor. Yukarıdaki fildişi tasarım en üstteki gri ile birlikte favorim. Pelerin hiç bu kadar güzel olmamıştı, upuzun bir pelerinim olacak bu kış garanti:)
Etiketler:
Couture,
paris couture week,
Sonbahar/Kış 2010,
Stephane Rolland
7 Temmuz 2010 Çarşamba
PARIS COUTURE HAFTASI | CHANEL - Dost Başa Düşman Ayağa-
Tweet

Son dönemlerde sıkça kullandığı bolero cut üstler, yüksek beller ve japone kollar göze çarpıyor. Neyse yine ne varsa sarayda var, bir iki parça Coco'yu kurtarıyor.
Sabah sabah bi doz CHANEL alayım şenleneyim dedimki, o da nesi, çimdikleyin beni!?
Tamam tamam kumaşlar enfes, işçilik anlatılmaz yaşanır, o payetler ışığı 50yle çarpıp yansıtır, o işlemeler için nice gözler kör olmuştur, peki ama o ayakkabıların korkunçluğu, o etek boyunun en sevmediğim yerde olması, o kıyafetlerin modellere 1 beden büyük gelmesi nedendir?! Kaiserim o çok sevdiğin diet kolayı fazla mı kaçırdın ne oldun? Gözlerimi ayakkabılardan(ki bu kadar anlamsızını en son Louis Vuitton'un tüylü sabolarında görmüştüm) alıp detaylara geçiyorum... Geçmeden önce o pabuçları alıp atıyorum, etek boyuna da makası vuruyorum!(zaten garanti podyum dışında öyle olacak bu kostümler:))
Tamam tamam kumaşlar enfes, işçilik anlatılmaz yaşanır, o payetler ışığı 50yle çarpıp yansıtır, o işlemeler için nice gözler kör olmuştur, peki ama o ayakkabıların korkunçluğu, o etek boyunun en sevmediğim yerde olması, o kıyafetlerin modellere 1 beden büyük gelmesi nedendir?! Kaiserim o çok sevdiğin diet kolayı fazla mı kaçırdın ne oldun? Gözlerimi ayakkabılardan(ki bu kadar anlamsızını en son Louis Vuitton'un tüylü sabolarında görmüştüm) alıp detaylara geçiyorum... Geçmeden önce o pabuçları alıp atıyorum, etek boyuna da makası vuruyorum!(zaten garanti podyum dışında öyle olacak bu kostümler:))

Koleksiyon ortaçağdan ilham almış, renkler mücevher parlaklığında, aksesuarlar dolu dolu. Ortaçağ köylüsünden derebeyliklerine, oradan da kraliyete uzanan bir sosyal kast şeklinde evrimleşiyor koleksiyon, tüvitler kadifelere, kadifeler payetli, kürklü ve kristalli satenlere dönüşüyor... En üstteki fena elbise de sanırım koleksiyonun ay aman sarayın soytarısı! İster köy, ister kasaba, ister saray, aynı kalansa hep o pabuçlar:)
Son dönemlerde sıkça kullandığı bolero cut üstler, yüksek beller ve japone kollar göze çarpıyor. Neyse yine ne varsa sarayda var, bir iki parça Coco'yu kurtarıyor.
Etiketler:
Chanel,
Couture,
paris couture week,
Sonbahar/Kış 2010
PARIS COUTURE HAFTASI |ARMANI PRIVE - Ooo Piti Piiiti Karamela Sepeti -
Tweet
Işık ve ışıltı sondaki monokrom uzun elbiselerle verilmiş, özellikle degrade payetli elbise ve kapanışı yapan payetli pudra pek güzel. Ama favorim yine üstte en soldaki monokrom, pek zarif:)
[Görseller:style]
Karamel, kahve, kehribar...Armani'den Couture Sonbahar! şeklinde zorlama bir kafiye tutturduktan sonra koleksiyona geçebilirim sevgili hanımlar:) Sinyor GIORGIO ARMANI'nin herhangi bir koleksiyonu nasıl olabilir?
Zarif √
Sofistike √
Zamansız şık √
Enfes terzilik √
Bol tekrarlı √
Sofistike √
Zamansız şık √
Enfes terzilik √
Bol tekrarlı √
Tek rengin tonlarıyla beni biraz boğsa da koleksiyondaki abanoz ve ahşap detayları çok beğendim, çantaları, broş ve iğneleri... Omuz ve kat detayları da.
Zaten cekette usta olan ARMANI sezonun hitlerinden olan pelerinleri cekete gömünce ortaya inanılmaz sofistike, inanılmaz old Hollywood bir şıklık çıkmış, sırf şu en üst en soldaki kostüm bana kapımda Sean isminde şöförüm, mutfakta Miguel adında kahyam(evet çocukken Yalan Rüzgarı seyrediyordum ne var!), yaka mendilli, kol düğmeli ve boyun fularlı bir kocam, yatılı okulda okuyan hiç görmediğim ama çok sevdiğimi sandığım çocuklarım olduğu hissini verebilir!
Zaten cekette usta olan ARMANI sezonun hitlerinden olan pelerinleri cekete gömünce ortaya inanılmaz sofistike, inanılmaz old Hollywood bir şıklık çıkmış, sırf şu en üst en soldaki kostüm bana kapımda Sean isminde şöförüm, mutfakta Miguel adında kahyam(evet çocukken Yalan Rüzgarı seyrediyordum ne var!), yaka mendilli, kol düğmeli ve boyun fularlı bir kocam, yatılı okulda okuyan hiç görmediğim ama çok sevdiğimi sandığım çocuklarım olduğu hissini verebilir!
Işık ve ışıltı sondaki monokrom uzun elbiselerle verilmiş, özellikle degrade payetli elbise ve kapanışı yapan payetli pudra pek güzel. Ama favorim yine üstte en soldaki monokrom, pek zarif:)
[Görseller:style]
2 Temmuz 2010 Cuma
KOLEKSİYON | SİMAY BÜLBÜL GECE-Mısırın Büyülü Tanrıçası İsis Pera'da
Tweet
Salı akşamı MIA PERA Hotel'de bulunan CALADDO TERAS açılışındaydık. Pera'da pembe bir gökyüzü altında, Haliç'in mavi sularına karşı Tanrıça İsis bizi ağırladı! Anlaşılan kızgın değildi, yağmursuz bir akşam geçirebildik:) Güzel fotoğrafları da Tolga Günay çekti.
İstanbul gerçekten modayla yatıp modayla kalkan bir şehir oldu çıktı şu son 1 yılda, çok şık bir mekanın açılışı çok şık bir de defileye ev sahipliği yaptı... SİMAY BÜLBÜL'ün ilk gece kıyafetlerini gördük bu defilede, daha önce bu kıyafetleri görme ve hatta giyme şerefi 1 kereliğine Bihter'in olmuştu, yazık o da doyamadan gitti zaten:)
Tasarımcı bu yepyeni koleksiyonu aslında bir Mısır kraliçesi olan İsis'den esinlenerek hazırlamış, milattan sonraki yüzyıllarda Yunan mitolojisine de giren ve uzun bir süre tanrıça olarak tapınılan İsis'e adanan koleksiyon bağımsız, kendine güvenli, göz alıcı ve insanı büyüleyen bir kadını anlatıyor… SİMAY BÜLBÜL'ün yeteneğini konuşturduğu deri bu defa çiçek apliklere,laser cut desenlere, iplik iplik pencere ve püsküllere dönüşmüş. Koleksiyon siyah ve beyaz olmak üzere iki bölümden oluşuyor, ve ben beyazları çok beğendimmm!
Altın iri aksesuarlar en az kıyafetler kadar hoştu. Beyazlar zarif gelinlikler arayanlar için de ideal bir alternatif olabilir.
Ben ve bir çok blogger da bu defileli açılışa konuktuk, hem bol sohbet hem bol moda, ay daha ne isterim:) Elbisem daha önce bir kaç kez giyip bloga koyduğum İPEKYOL elbise, burada aşağıda kendimce Bridget Jones cabrio arabaya binme hevesinde stili yaptım:)
Güneş batıp, hava kararınca ve İstanbul ışıklara boğulunca teras tabii ayrı güzel!
Salı akşamı MIA PERA Hotel'de bulunan CALADDO TERAS açılışındaydık. Pera'da pembe bir gökyüzü altında, Haliç'in mavi sularına karşı Tanrıça İsis bizi ağırladı! Anlaşılan kızgın değildi, yağmursuz bir akşam geçirebildik:) Güzel fotoğrafları da Tolga Günay çekti.
İstanbul gerçekten modayla yatıp modayla kalkan bir şehir oldu çıktı şu son 1 yılda, çok şık bir mekanın açılışı çok şık bir de defileye ev sahipliği yaptı... SİMAY BÜLBÜL'ün ilk gece kıyafetlerini gördük bu defilede, daha önce bu kıyafetleri görme ve hatta giyme şerefi 1 kereliğine Bihter'in olmuştu, yazık o da doyamadan gitti zaten:)
Tasarımcı bu yepyeni koleksiyonu aslında bir Mısır kraliçesi olan İsis'den esinlenerek hazırlamış, milattan sonraki yüzyıllarda Yunan mitolojisine de giren ve uzun bir süre tanrıça olarak tapınılan İsis'e adanan koleksiyon bağımsız, kendine güvenli, göz alıcı ve insanı büyüleyen bir kadını anlatıyor… SİMAY BÜLBÜL'ün yeteneğini konuşturduğu deri bu defa çiçek apliklere,laser cut desenlere, iplik iplik pencere ve püsküllere dönüşmüş. Koleksiyon siyah ve beyaz olmak üzere iki bölümden oluşuyor, ve ben beyazları çok beğendimmm!
Altın iri aksesuarlar en az kıyafetler kadar hoştu. Beyazlar zarif gelinlikler arayanlar için de ideal bir alternatif olabilir.
Ben ve bir çok blogger da bu defileli açılışa konuktuk, hem bol sohbet hem bol moda, ay daha ne isterim:) Elbisem daha önce bir kaç kez giyip bloga koyduğum İPEKYOL elbise, burada aşağıda kendimce Bridget Jones cabrio arabaya binme hevesinde stili yaptım:)
Güneş batıp, hava kararınca ve İstanbul ışıklara boğulunca teras tabii ayrı güzel!
Fotoğraflar: Tolga Günay
İçerik Bilgisi: Bu yazıdaki görseller Tolga Günay adına STYLEBOOM için Sahiplen.com tarafından korunmaktadır. İzin alınmadan kullanılmaması rica olunur.
20 Mart 2010 Cumartesi
COUTURE | Atelier Versace İlkbahar 2010
Tweet
Donatella ATELIER VERSACE İlkbahar 2010 koleksiyonu için döktürmüş! Yukarıdaki iki parça favorim...Akıp giden, bacaklara ve omuzlara dökülen zincirler, hologram diskler, metal aplikler göz alıcı. Asimetrik etek uçları ve uzun ince silüetler enfes.
Etiketler:
Couture,
Ilkbahar-Yaz 2010,
Moda Haftası,
paris couture week,
Versace
25 Ocak 2010 Pazartesi
PARIS COUTURE HAFTASI | CHRISTIAN DIOR
Tweet
Son iki sezondur kabare kulislerinden esinlenilmiş koleksiyonlarla bizi korseye, jartiyere ve sutyene boğan John Galliano, son couture koleksiyonuyla yine gösterdi ki kendisi "couture" için yaratılmış! Tema, dikişler, kumaşlar ve terzilik olağanüstü.
Peplum trendine artık dur yok, hele de bu koleksiyondaki enfes "binici" temalı parçalardan sonra. Ekestriyan şıklığın en güzel örnekleriyle başlayan koleksiyon beni yine "ah o eski zamanların şıklığı" hayıflanmalarına sürükledi. Silindir şapkalar, bele oturam peplum ceketler, arkası kuyruklu, pilili ya da drapeli uzun binici etekler, aristokrat kesimler...
Gece için 20. yüzyılı en güzel temsil eden portreye "Gibson Kız"ına uzanan Galliano metrelerce tafta, saten ve ipeği krem ve şarap tonlarında en hacimli, en ihtişamlı hallerde kullanmış. DIOR'un bizzat kendisinin 1949'da tasarladığı JUNON isimli elbiseden esinlendiği parça ise en güzeliydi, burada bir dehanın başka bir dehanın mirasına nasıl yakıştığını anlamak ve kopya ile ilham arasındaki o hayranlık uyandıran farkı görmek için şu yazıma bir kez daha tıklayın hanımlar.
Bir diğer esin kaynağı da Amerikalı egzantrik ve milyoner şahsiyet, zamanının stil ikonu Millcent Rogers'tı. Nakış işli kısa kokteyl elbiseler, içinden beklenmedik fırfır detaylar çıkan kalem etekler, yine mor, ametist, şarap ve yağ yeşili ile tüllerin sarmaladığı kocaman şapkalar!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















































