Haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ekim 2013 Salı

STYLEBOOM ARTIK ÇOK .NET :)


Salı sallansın mı sevgili Boomerlar! 1 Ekim'de 1 yeni haberim var:)) Styleboom'a sade bir makyaj yaptık, yeni bir eve taşıdık! Bundan böyle artık sizi bu adrese bekliyorum. Çook uzun yıllardır bana verdiğiniz destek, enerji, katkı, yorum ve mutluluk bu yeni adresde de katlanarak devam etsin diliyorum. Bugün bu özel durumun şerefine güzel bir post yaptım: #babyboom'un odasını paylaştım. Henüz halen tamamlanacak eksiklerimiz olsa da yeni Styleboom hakkında görüş ve önerilerinizi de bekliyoruum ♥

9 Nisan 2012 Pazartesi

FLASHION' NEWS | Raf Simons DIOR'un Kreatif Direktörü Oldu!


JIL SANDER'den ayrıldığı haberi ile karalar bağladığım Raf Simons, DIOR'un yeni kreatif direktörü oldu!! Resmi açıklamadan önce herkes haberi bizzat Raf Simons'dan alan Cathy Horn'dan duydu:) Tasarımcının DIOR için hazırlayacağı ilk koleksiyon Temmuz'daki Couture moda haftasında sunulacak couture koleksiyonu olacak ♥

Galliano'nun boşluğunu evin içinden doldurmaya çalışan, ve her yeni "kreatif direktör şu oldu" dedikodusuna Bill Gaytten'le satışlarımız mükemmel, auramız böyle güzel, sinerjimiz şöyle şukela diye açıklamalara doyamayan DIOR  garantici ve "bir çizgi" getirmekten çok uzak Gaytten'in sadece geçiş dönemini atlatmak için olduğunu ispatlamış oldu:) Demiştim:p Bakalım JIL SANDER'e yepyeni bir kimlik katan yalın ve minimal Raf Simons figürü DIOR'un ultra feminen ve şaşaalı çizgisi ile nasıl buluşacak! Heyecan verici:) Hedi Slimane YSL'de, Raf Dior'da, yeni sezon çook farklı! Şimdi heyecan içinde Simons'un DIOR için hazırlayacağı ilk koleksiyonu bekliyorum! 

[Görsel:forbes]

16 Kasım 2011 Çarşamba

FLASHION' NEWS | CFDA Ödülü Joseph Alturazza'nın Oldu!

CFDA Vogue ödülünün bu yılki sahibi JOSEPH ALTUZARRA oldu! Doğrusu harika bir seçim. Altuzarra 300.000 dolarlık nakt desteğin yanında işletme, pazarlama, marka danışmanlığı gibi konularda mentorlara da kavuşmuş olacak. Ve pek tabii markasını büyütmek için muazzam olanaklara...

Daha önce bu ödülü kucaklayan Alexander Wang, Rodarte, Philip Lim, Proenza Schouler gibi isimleri düşününce Alturazza'nın da adını artık daha sık duyacağız gibi.

Fransız asıllı bir Amerikalı olan Joseph Alturazza hadi bizim için ciciler yapmaya başlaa:)

4 Ekim 2011 Salı

HABER | TOM FORD's Lady is A Tramp

Benim gibi MADONNA denen ilahe ile büyümüş bir kuşaktansanız Lady Gaga'nın ne tarz ne de müzikalite olarak çok da prim verilecek bi tarafı olmadığını düşünebilirsiniz, zira ben öyle düşünüyorum:)

Amaaa 90lar sonu 2000ler başında müzik dünyasında iyiden iyiye ağırlığı hissedilen "kro" ve daha fenası "kroyum ama para bende"ci, siyahi ya da siyahi özentisi rap, hip hop, cart curtculardan sonra şöyle moda tasarımcıları ile adamakıllı işbirliği yapan, fark yaratan, her şeyi bıraktım Nicola Formichetti gibi bir dehayı bizlere kazandıran Lady Gaga'nın hakkını da-her ne kadar kendin zevksiz ve müziğini kulak tırmalayıcı bulsam da- teslim ediyorum!



Gelin görün ki her zaman anormal kıyafetleriyle gündemde olan Gaga, son dönemde "normal" giyimiyle bizi şaşkınlıa sevk ediyor. Bunun enn güzel örneklerinden birini bugün sonunda yayınlanan Tony Bennett+Lady Gaga, "The Lady is A Tramp" düetinde görebiliriz. Bu şarkıyı seslendireceği haberini ilk aldığımda karalar bağlamıştım çünkü benim için pek özel bir şarkıdır ama ben utandırdı:)



Açıkçası Gaga'nın elektronikten nasibini almamış pür ve inanılmaz güzel sesini, enfes TOM FORD elbisesini ve ikilinin uyumunu o kadar beğendim ki, paylaşmadan edemedim. Bu arada Tony Bennet: Duets II albümü kaçmaz, arşivinize ekleyin:)



Bu elbiseyi daha önce TOM FORD'un biriciği Candice Swaenepol'ün üzerinde görmüş, tapılası görüntüsüne isyan etmiş, hatta tehdit etmiş:p ve Twitterda tam da şurada paylaşmıştım.

2 Ekim 2011 Pazar

KOLEKSİYON | Kanye West'in DW Hevesi

Son dönemdeki müthiş yoğunluğumdan sebep İlkbahar 2012 moda haftalarını Istanbul'dan başlayıp Paris'e devam eden süreç boyunca pek fena kaçırdım sevgili Styleboomerlar! Ara ara kendi adıma takip ettim tabii ama sizinle paylaşamadım. Yakında beğendiğim parçalardan bir rapor hazırlayabilirim umarım:)

Ama dün Paris'te gerçekleşen bir "ilk"i haliyle yazmazsak olmazdı: KANYE WEST ilk kadın koleksiyonu ile podyumdaydı. Sonuç? Zorla güzellik olmuyor.



Yukarıda saat yönünde sayalım: Balmain; Balenciaga a ya da dur geçen bahar koleksiyonundaki Celine stylingi ile; heder edilmiş bir Herve Leger; Balmain, Haider melezi ve hatta Ohne Titel; Rihanna'nın üstünden düşürmediği Christopher Kane'in koca dişli goriline atfen bir mont ya da Givenchy'nin sonbahar kampanyasına; hmm bilemedim ?

Vay bee Kanye West'e front rowdan izlediği her defile "bir şeyler" katmış; bzi de çok defile izledik, ama hiç gittiğimiz defilelerden derleyip toplayıp koleksiyon çıkarmak aklımıza gelmedi Kanye, ne iyi düşünmüşsün!

Tamam tabii ki hepimiz West'i eleştirmek için, rapçi bozuntusu moda tasarımcısı oldu demek için sıradaydık, iyi ama kendisi de işimizi pek bi kolaylaştırdı! İşin "esinlenme" kısmının Z. Berhan Yılmaz arkadaşımın da dediği gibi "ZARA ile yarıştığı" aşikar. Peki gelelim işçilik kısmına, işte orada Zara bile fark atıyor!



Sanıyorum 1920lardan bu yana Paris'te hiç bir podyum böyle bir terzilik fiyaskosu, böyle bir fitting mağduriyeti görmemiştir. Hem de celebritylerin ve endüstrinin önde gelen editörlerinin hazrola geçtiği bir defilede! Fitting için bir gece önce sabahlayan (kıyamam) Kanye West acaba provaları woodo bebekler üzerinde mi yaptırdı? Kanye'nin kişisel servetinin bir sonraki sezonda daha iyi bir kalıpçı, terzi, fittingciye dönüşmesini salık veririz. Peki ya bunca zaman bu adama aslansın Kanye diyen pek değerli moda tasarımcısı arkadaşlarından biri bile hayrına söylememiş mi, işin o kısmının en az tasarım kadar önemli olduğunu? Zira podyumda ne görülüyorsa sadece onun değerlendirildiğini?



Şimdi bunların hepsini bir kenara bırakalım, Kanye West'in neden tasarımcı değil tasarımcı olma heveslisi olduğuna bir de şu açıdan bakalım: koleksiyonlar karışmış! Evet! Yani şu an moda haftaları İLKBAHAR 2012 sezonunu yaşarken Kanye West resmen sonbahar/kışla çıkmış! Deri deri deri, kürk kürk kürk. Ağır ve tok dokular, kumaşlar. Çünkü moda tasarımı, öyle ya kafamda böyle kürklü bir görüntü var onu çiziyim ben iyisi mi demekle yapılmıyor, mecbur sezona göre koleksiyon çıkaracaksın.

Koleksiyonda hiç mi bir şey beğenmedim? Yoo Giuseppe Zanotti tasarımı ayakkabıları pek beğendim:)



Aslansın Kanye, kaplansın Kanye motivasyonlu seyiciler arasında Lindsay Lohan ve Terry Richardson gibi çöpten beter kişilerden tutun da, Anna Wintour, Suzy Menkes, Stefano Tonchi, gibi moda endüstrisinin önemli ve kıdemli isimlerine kadar pek çok ünlü vardı. "Dost acı söyler"lerini iletmişlerdir umarım:)



Kanye Wset'in ilk işi maalesef özendim yaptımdan öteye gidememiş. Hatta öyle gidememiş ki seyirciyi selamlarken bile Kanye değil (Kanye asla böyle giyinmez çünkü) daha ziyade "ya moda tasarımcıları hep çok basit giyinip bi jean bi tshirtle selam veriyorlar" özenmesi içinde kalmış.

Demek ki neymiş modayı sevmek hatta çok sevmek, onu iyi anlamak, iyi yorumlamak, gördüğün parçaları olağanüstü bir stil duygusuyla harmanlayıp stilize etmek, bunlar önemli yetenekler, ama hepsini toplasan da bir "tasarımcı" olmaya yetmiyor, o kafa ayrı bir kafa, o kafalara bakalım: bir Galliano, bir Tisci, bir Coco, bir Alaia!

Yine de ilk tecrübesi olması, şu rapperdan modacı mı olurmuş imajını kırma hırsı, engin finansal kaynakları, ve bu konuda hakikaten çok istekli olması bakalım bize ne gösterecek, DW by Kanye West markası büyüyüp gelişecek mi göreceğiz.

[Görseller: style, zimbio, fashionologie]

29 Haziran 2011 Çarşamba

FLASHION' NEWS | Kısa Kısa...


  • Miucca Prada markaya genç hatta fazla genç yeni bir yüz yaratmakta kararlı! Nitekim henüz 15 yaşındaki Hailee Steinfeld'in MIU MIU'nun yeni yüzü olması bunun enn büyük kanıtı. Steinfeld'li Sonbahar reklam kampanyasından ilk görüntü. Bruce Weber'in objektifinden.
  • Emmanuelle Alt, Pierre Berge, Hilary Alexander gibi birbirinden değerli 22 kişilik jüri bu yıl ANDAM ödülünü 31 yaşındaki Anthony Vaccarello'ya layık gördü. Vacharello 200bin Euroluk nakit ödülün yanında, 10bin Euro değerinde Swarovski ve Chloe eski CEOsu Ralph Toledano'nun danışmanlığını da kazanmış oldu. . Geçen yıl bu ödül Hakan Yıldırım'ın olmuştu.
  • Dedikoduuuu! Topshop'ın patronuya yemekte görülen Gywenth Paltrow'un marka için özel bir koleksiyon hazırlayacağı konuşuluyor. Ateş olmayan yerden duman çıkmazmış:p
  • Gururumuz, bir tanemiz Ümit Benan TRUSSARDI'nin kreatif direktörlüğüne getirildi, neredeyse koca bir asırlık markanın baş tasarımcısı olmak... Demek ki neymiş yetenekli, çalışkan, azimli ve kararlıysan Türk bile olsan olabiliyormuş:)
  • H&M, Lanvin'den sonra bu defa da VERSACE dedi ve tasarımcı işbirliklerinde çıtayı git gide yükselttiğinin altını çizdi. Acaba bu iş Hermes'e kadar uzar mıı:) ?
  • Kim Kardashian'ın gelinliğini VERA WANG hazırlayacakmış. WANG persğnelinin tamamına gizlilik sözleşmeleri imzalatılmış bile!
  • THIERRY MUGLER'in ikonik parfümü Angel'ın yeni yüzü bence hiç de uygun olmayan Eva Mendes oldu. Naomi Watts bayrağı devretti.
  • Christian Dior CEO'su Sidney Toledano elcagizlariyla secmis: Bill Gaytten JOHN GALLIANO'nun yeni kreatif direktörü oldu!
[Kaynak:cut, wwd, fashionologie]

17 Haziran 2011 Cuma

United Colors Of SokaktaNeModa !

Herhalde artık SokaktaNeModa'yı duymayanınız kalmamıştır, üye olmayanınız kaldıysa şimdi hemen şuradan tık tık, zira biz hepimiz oradayız, daha da çoook yer var bekleriz:) Üstelik stil deyince Styleboomer biraz örnek olmalı değil mi:)?



Gelelim yeni ne var kısmına ? Öncelikleee SokaktaNeModa'nın yüzü tamamen değişti, çok daha şık, renkli, işlevsel ve interaktif oldu:) Yabancı muadilleri gibi SokaktaNeModa'yı da en çok keşfetmeyi sevdiğim için seviyorum. Mesela içimden sarı geçiyor, tıklıyorum sarıya, sarılı kombinlerden ilham alıyor, olmuş olmamış diyor, yorumluyorum; ya da bir marka seçiyor, böylece belki de benim gözümden kaçmış olan ürünlerini görebiliyorum:) Fotoğraflara kalpcikler kondurmayı daa, kalpcikler almayı da çok seviyorum, bakın şu şekilde ♥ A bir de unutmadan "çılgın manşetiyle" bir de Styleboom röpörtajı var orada, tam da şurada :p

SokaktaNeModa yenilenen yüzüyle şimdi artık daha da interaktif ve keyifli çünküü hediyeli oyunlar da başladı. Örneğin önümüzdeki 2 hafta boyunca içinde en az 1 adet BENETTON ürünü olan bir kombininizi fotoğraflayıp, SokaktaNeModa'ya yükleyip, eşe dosta da haber verdiniz miii, gelsin "Beğen"ler.:) En çok beğenilen kombin öyle seçici kurul, uçucu jüri üyesi ile de değil insanların "beğen"isiyle belirlenecekmiş ve 1. olan kombinin sahibi 500 TL-ay evet yazıyla beşyüzzz- hediye çeki kazanacakmış, hatta 2. ve 3.ler bile yaşamış:) Uzattım biliyorum, kısa keserken hep birlikte buraya tıklıyoruz :)


1 Haziran 2011 Çarşamba

FLASHION' NEWS | Kısa Kısa...

Bakalım son zamanlarda moda dünyasında neler neler olmuuuş:)



1. Pek çoğumuzun arzu nesnesi ALEXANDER WANG plaj giyimine de girdi vee mayo/bikini tasarımlarının müjdesini verdi. Heyecanla bekliyoruz:)

2. Londra'da açılan gıcır gıcır Playboy klübünün şerefine MARCHESA tasarımcıları ikonik tavşan kız kostümünü yeniden yorumlamışlar. İşlemeler ve tül aplikleri ile tavşan kız MARCHESA görkemine kavuşmuş!

3. 50 yıldır eski filmlerdeki kostümleri toplayarak muazzam bir koleksiyonun sahibi olan 79 yaşındaki Debbie Reynolds, bu kostümlerden bazılarını açık artırmaya çıkarıyormuş. Marilyn Monroe'nun meşhuuur pozunun başrolündeki beyaz pilise, boyundan askılı elbisenin 2 milyon USD'a satılması bekleniyormuş:o

4. Tunus doğumlu ünlü mü ünlü moda tasarımcısı Azzedine Alaia sürpriz yaparak Paris Couture Haftası'nda defile yapacağınu açıkladı. Tasarımcı kızkardeşinin ölümünden bu yana defile yapmıyor, sadece moda endüstrisinden bir kaç özel isme özel gösterim yapıyordu.

5. İngiltere'nin gerçek prensesi Kate Moss'un düğününe çok az kaldı veee düğün gününü fotoğraflayacak isim de belli oldu: Mario Testino! Testino, Prens William ve Kate Middleton'ın nişan fotoğraflarını da çekmişti.

6. Aaaah ah BARNEY'S NY 90dan fazla ülkeye online gönderi imkanını başlattı! Tam da bizim memlekette internetten yurtdışı alışverişine sınırlar ve yasaklamalar geldiğinde. Kader...

7. Medar-ı iftiharımız Hüseyin Çağlayan, ilk parfümü ile 21 Temmuzda Londra'da Dover Street market'da olacak! Adını 2007 koleksiyonundan alan parfüm tasarımcının ilk kokusu veee ondaki Türkiye, Kıbrıs, İngiltere harmanını yansıtacak cinstenmiş:)

[Kaynak: wwd, fashionologie, telegraph, vogue, elle]

29 Nisan 2011 Cuma

GELİN | Gökten Üç Elma Düştü...

1981'de herkesin prensesi Diana ile Galler prensi Charles evlendiğinden beri Birleşik Krallık öyle büyülü, peri masalı tadında ikinci bir düğünü bekliyordu. Anlaşılan ben de bekliyormuşum, dakika dakika izledim:)) Ama ben zaten düğün çok severim! Diana'cığım o muşmula Charles yüzünden ilk göz ağrısının mürüvetini göremedi yazık.



Bu düğün iki kadını birden "taç"landırdı:
Birincisi pek tabii ki önceleri pek kimsenin ısınamadığı, William'a layık bulmadığı, Diana kadar tapmadığı, pek giyinmeyi de bilmeyen, Wills'in yanında daha yaşlı gibi görünen ama zaman içinde İngilizlerin kalbini kazanıp, salon kadını çizgisini bozmadan, ben size layığımı kabul ettiren, halkın sevgilisi oluveren Kate yani artık Cambridge Düşesi ve büyük ihtimalle gelecekteki Kraliçe Catherine.

İkincisi ise ALEXANDER McQUEEN'in ani ölümüyle herkes kederlere boğulmuş ve bu marka bitti, asla eskisi gibi olamayacak ve yok olup gidecek diye düşünenleri büyük şaşkınlığa uğratmış olan Sarah Burton. Burton, işi devraldığında bir iki sezon içinde çıkardığı her koleksiyonla ALEXANDER McQUEEN'in anısını onurlandırırıp, markayı ruhundan koparmadan ama yeni kimliğiyle sürdürdü. Ve son olarak Prenses'in olağanüstü zanaatı, işçilik, kalite ve terziliği nedeniyle "seçtiği" tasarımcı oldu. Böylece Burton da tacını hak ettiğini moda tebaasına ilan etmiş oldu.



Doğrusu törenin başından sonuna çift çooooooook heyecanlıydı:) Kate kilisey gelene kadar arabanın içinde deli gibi el sallıyordu ama bence o el sallama frekansı kalp atışına eşlik ediyordu:) William kilisede sürekli ellerini ovuşturuyor, Harry onu biraz güldürüyordu:)



Diana'nınkinden farklı olarak bu defa daha küçük bir kilisede gerçekleşti tören. Küçük derken:)?



Gelin saçlarını topuz yapmayı düşünürken son anda açık bırakmaya karar vermiş.



Ünlü modacıların hemen hepsi gelinlik için harika sözler söylediler. Gelinlik kadar duvak da çok beğenildi. Bir duvak delisi olarak ben uzuuuuuuuuuuuuun duvakları seviyorum, nitekim kendiminkini de dolma gibi sarsam da tüm gece çıkarmamıştım inatla:)

Son geceye kadar sır gibi saklanan ama son gece Sarah Burton'ın otele girdiğinin görülmesiyle "neredeyse" anlaşılan gelinliğin tasarımcısı ölümünün yıldönümünde, pek yakında Metropolitan Müzesi'nde de sergisi başlayacak olan ALEXANDER McQUEEN'den başkası olmamalıydı da:) Yine de McQUEEN'den bir gelinlik giyebilecek kadar şanslı olsaydım beni kuş tüylerine boğmasını dilerdim:)



Prenses'in gelinliği tarihin unutulmaz prenseslerinden ve dünyanın en güzel kadınlarından Prenses Grace Kelly'nin eşsiz gelinliğinin modern bir versiyonu gibiydi. Muazzam bir gelinlikti bence: asil, zarif, dengeli.
  • Gövdede derin V yakalı ve uzun kollu dantel üst, belin ön kısmında kat büzgüler ve arkada daha bir McQueensel iri kat, volan oyunuyla, ortalama uzunlukta bir kuyrukla devam ediyordu. Etek uçları üstteki dantellerden aplik edilmiş önde daha seyrek arkada daha yoğundu. Gelinlikte hiç taş işi yoktu.
  • Her ne kadar gelin asil kandan gelmediği için düğünde taç takması beklenmiyorsa da bizzat Kraliçe tarafından kendisine verilen tacı ile yüzünü örten orta uzunlukta uçları hafif dantel işli zarif ve sade bir duvak tercih etmişti.
  • Bereketi simgelediği için özellikle "meşe palamudu" biçimi istediğinden özle olarak yaptırılan pırlanta küpelerini ben pek beğenmedim.
  • Ayakkabılar da ALEXANDER McQUEEN ekibi tarafından tamamen elde yapılarak hazırlanmıştı. Gelin buketi pek çoklarının beklediğinin aksine kırlardan toplanmışçasına minik, dağınık ve sempatikti. İnsanlar çok eleştirdi ama ben çok sevdim:) Üstelik buketin manevi bir buket olduğunu söyleyelim: Diana'nın gelin çiçeğinden bir kaç dal varmış içinde, sonra Kraliçe'nin serasında özel olarak yetiştirdiği çiçeklerden varmış.
  • Prenses'in maniküründe Essie marka oje kullanılmıştı veeee inanmayacaksınız ama makyajını kendisi yapmıştı! Zaten fotoğrafları büyütürseniz profesyonel bir makyaj olmadığını farkedeceksiniz. Doğrusu prenses olsam hayatta kendi makyajımı-hele düğünde- yapmazdım:o Böyle biraz da "normal"im ne var durumları tamam sempatik ama o zaman çok yanlış bir şeye "Evet" dedin sevgili Kate, zira sen artık "normal" değilsin:)


Bekar prens Harry abisinden farklı olarak genelde daha bir "yaramaz", "ele avuca sığmaz", "annesine çekmiş", kendisi pek tabii ki yüzüklerin taşıyıcısı yani William'ın sağdıcıydı. Tören boyunca pek sempatikti.

Yine ablasının huyu suyu tam zıttı "çılgın" baldız Philippa da baş nedime olarak muhteşemdi, onun elbisesi de ALEXANDER McQUEEN tasarımı.



Davetlilerin hangi birini anlatsam bilemediğimden ve zaten David Beckham'a geldiğimde bu postun seyrinin tamamen değişeceğinden korkumdan o kısma hiç girmiyorum:)) Ama genel olarak manzare yukarıdaki gibiydi! Monokrom renkler ve birbirinden müthiş şapkalar, erkeklerde kravat ve mendillerde enfes detaylar ve parlak renkler:)



Ve işte beni en çok etkileyen sahne... Milyonlarca insan akın akın Buckhingam Sarayı'na girmek üzere yürüyor! Bu nasıl bir şey? Bizler bilemiyoruz, tepemizdekiler "kim olursa olsun" hep 3-5 kişi toplansa korktular, dağıttılar, yasakladılar, onların geçtiği yollardan geçerken bizi beklettiler, yaklaştırmadılar. Bugün 10 kişi birlikte Başbakanlık'ın önünde yürümemiz imkansızken içlerinde kimlerin "olabileceği" belirsiz devasa bir kalabalık bilmem kaç ülkenin imparatoriçesinin bahçesine böyle giriyor. Başbakan desen zaten normal bir sokakta tüm dünyanın bildiği o "10 numaralı" evde oturuyor:)



Veee törenin sonuu! Tören boyunca Bentley'den Range Rover'lara, Rolls Royce'dan at arabasına çeşit çeşit araba kraliyeti bir oraya bir buraya taşıdı ama işte benim favorim! Agggh Kate ne gelinliğini, ne o safir yüzüğünü kıskandım ama bu ASTON MARTIN'le beni bitirdin:)



Bu da Prenses Catherine'in resepsiyon için hazırlanan kıyafeti, yine ALEXANDER McQUEEN. Yine zarif, sade ve bu defa pırıltılı. Ama o üstteki hiç ama hiç ama hiç olmamış! Onu ya giymeyecektin ya giymeyecektin Kate:/



Ne diyelim onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine. Artık Harry'nin düğünde görüşürüz, pek sevgili bekar Styleboomerlar belki içinizdne biri bir sonraki prenses olur:)) Gökten 3 elma düştü, biri Boom'un, biri okuyanın, biri yorum yazanın başına:p

Görseller: Time, Telegraph
Not: Daha fazla fotoğraf, iyi giyinenler, kötü giyinenler, pastalar börekler için TIK TIK:)

27 Nisan 2011 Çarşamba

FLASHION' NEWS | Oliver Rousteing BALMAIN'in Baş Tasarımcısı Oldu!

Solda gördüğünüz genç beyefendi hakkında fazla şey bilinmiyor ama emin olun bundan böyle çok daha fazlası duyulacak! OLIVER ROUSTEING, depresyona girip durumu bir psikiyatrik kliniğe yatacak kadar ciddileşen Christophe Decarnin yerine BALMAIN'in baş tasarımcısı olarak görevlendirildi.

O Decarnin ki BALMAIN'i küllerinden yeniden yaratmış, tümmmmm lüksler içinde en çok arzu dilenlerden biri haline getirmişti şahsen her sezon aynı model ve kesimlerle bunu nasıl sürdürmüştü ben orasını anlamamıştım ama olan buydu!

Şimdi işin başında 2003'de ESMOD Paris'ten mezun olan ve son 3 senedir BALMAIN 'de tasarım ekibinde çalışan hatta Decarnin'e de vekillik edenlerden biri olan OLIVER ROUSTEING var. Kendisi 2009'da BALMAIN'e girmeden önce 5 yıl ROBERTO CAVALLI'de çalışmış. Genç ve gelecek vaad eden Fransız asıllı tasarımcı hem kadın hem erkek hazır giyim koleksiyonlarından sorumlu olacak. Vee kendisine ilk koleksiyonu olacak olan İlkbahar 2012 defilesine kadar da basına konuşma/röpörtaj verme yasağı konmuş:)

Bakalım yasağa uyacak mıı yoksa bizim futbolcuların kamptan kaçıp, gece klubünde yakalanıp demeç verme yasağını delenleri gibi şakıyacak mı:p İlk koleksiyonunu merak ve "umut"la bekliyorum, gerçek BALMAIN farklı ve her sezon merakla beklenecek, heyecan uyandıracak koleksiyonlar çıkarmalı!

3 Nisan 2011 Pazar

FLASHION' NEWS | Kısa Kısa...

Moda endüstrisinden neler var neler yok kısa kısa bakalıım:)



1. İkonik tasarımcı Rei Kawakubo, Comme des Garçons markasının "Play" serisi için Mark Groening ile anlaşmış, yanii The Simpsons'lı Comme des Garçons'lar pek yakında:)

2) Yine yeniden Kate Moss'a had safhada talep var(ne zaman azaldı kii diyeceksiniz:) DIOR'un da yeni yüzü olan Kate Moss'lu reklam kampanyasından ilk görüntüler! Çapa dövmesi çok eker buldum:)

3) Her ne kadar beni ilgilendiren tek Wonder Woman M.A.C'in jumbo boylardaki makyaj koleksiyonu olsa da bu araar Amerikalılar daha çok yeniden çekilen "Wonder Woman" dizisi ile meşgul, Adrienne Palicki başrolde. Kostümdeki ucuz görüntüden anladığım kadarıyla bence kocaman bir hayal kırıklığı olacak bu dizi. Böyle işleri lütfen Jeremy Scott'a bırakalımm!!

4) Alexander Wang'in ilk erkek koleksiyonu Sonbahar 2011'de görücüye çıkacak ama bunlar ilk görüntüler! Nasıl buldunuz?

5) Her zaman kimin kapak olacağına karar veren Anna Wintour bu defa kendisi Wall Street Journal dergisine kapak oldu ve "iş"i anlattı. Kapak fotoğrafı Mario Testino tarafından çekilen ve Anna'nın güçlü profiline dikkat çeken WSJ'de anlatılanın esas özeti ise "ANNA'NIN ORDUSU" başlığıyla verilen grafik! Kimler yok ki orduda! Bir kez daha anladık ki bu kadın b işi mükemel yapıyr ve kimse onu alt edebilecek gibi durmuyor:)

6) Şimdi ne olacak, şimdi ne olacak diye konuşmaktan bir hal olduğumuz VOGUE Paris eski editörü Carine Roitfeld'in yeni işi belli oldu! Roitfeld, Sonbhar/Kış sezonı boyunca New York'ta BARNEY'S styliti olarak çalşacak. Firmanın kataloglarından, vitrin düzenlemöesine, reklam kampanyasına, satın almasına her şey onda. Roitfeld artık bir New Yorker:)



7. Fanning kardeşler mod adünyasının gözbebeği! Bu defa Dakota Fanning'in MARC JACOBS'ın son parfümü "Oh Lola"nın yeni yüzü olduğunu görüyoruz, reklam kampanyasınan ilk kare Juergen Teller'ın objektifinden.

8. Taa Dawson's Creek zamanından bu yana bir gram hazzetmediğim Katie Holmes "The Kennedys" isimli yepyeni ve merakla beklenen TV dizisinde Jackie O.'yu canlandırıyor. Bu kadın ancak Jacklyn Kennedy'nin kostümleri için bir nebze katlanabilirim sanırım:)

9. Anlaşılan CHANEL'de Blake Lively'yi seven tek kişi Karl Lagerfeld'miş:)) Dedikodulara göre CHANEL çalışanlarının çoğu Lively'den hoşlanmıyor, büyük kısmı ise CHANEL'in yüzü olarak uygun olmadığını düşünüyormuş. Her ne kadar firma bu dedikoduları yalanlasa daa ateş olmayan yerden duman çıkmaz, ayrıca çantanın Avrupa satışları yerlerde sürünüyormuş!

10. Ünlülerden daha ünlü, ünlülerin stylisti Rachel Zoe minik oğlun kavuştuu, işte bebekle ilk fotoğrafı:)

11. Benim idolüm, tarzına taptığım VOGUE Hommes Italia editörü Giovanna Battaglia da artık New York'lu:) Kendisi W dergisinin konuk editörü ve ilk sayısına imzasını attı bile, Avrupalının hali başka... New York'a bayıldığını sürekli twitleyen Battaglia 2 gün önce çantasını çaldırmış:)

12. DIOR'un başına kim geçecek dedikoduları tam iç baymıştı kii, markadan açıklama geldi ve Sonbahar'a kadar baş tasarımcının kim olacağını açıklamayacaklarını bildirdi. Belemedeyiz tamaaam!

13. Ta taaa güzel kadın Marion Cotillard'lı reklamlarıyla iyice efsaneleşen LADY DIOR çantanın son reklam kampanyasından ilk görüntü! Yine çok güzel:)

14. Çok mühim haber! Genelde gece elbiselerine taptığımız OSCAR DE LA RENTA 10 yıl sonra ilk kez yeniden bir parfüm çıkarıyor-Esprit d'Oscar- Üstelik bu parfüm 2 hafta sonra raflarda yerini alacakken Facebook sayfalarındaki fanların katılım yapıp kendilerine herkeste önce tester gönderilebileceği bir aplikasyon geliştirmiş:) Harika!

15. Parfümden konu açılmışken, Jammie Nicholas isimli bir İngiliz sanatçı, "The History of Shit" isimli kitaptan esinlenip kendi dışkısından bir parfüm yaratmış-öyyyk- O değil de ismi Surplus olan bu parfümün şişesini 65 dolara satıyormuş ve şimdiden 85 şişenin 25'i satılmış! Akıl fikir:)

Kaynak: fashionologie, the cut, fashionista, just jared

8 Mart 2011 Salı

FLASHION' NEWS | Kısa Kısa...

Bugün sansür altında 8. günümüz, oksijensiz nefes almaya çalıştığımız...

1.
Pek de aklı başında değilmiş gibi görüldüğü video kaydında Yahudi karşıtı ağır kelimeler kullanan John Galliano'nun bu görüntüleri internete sızmış ve moda dünyasını şoka uğratmıştı. Oldukça hassas bu konuda pek de açıklamaya yer bırakmayacak sözleri sebebiyle 20 yıldan uzun süredir DIOR'un devleşmesinde rol alan, hatta artık DIOR'la bütünleşmiş olan Galliano bir gecede kovuldu. Haliyle devam eden Paris Moda Haftası'ndaki DIOR defilesini de kapayamadı, yerine Galliano'yla uzun yıllardır çalışan emektarlar seyirciyi selamladı ve oldukça duygusal anlar yaşandı. Galliano ise şu an rehabilitasyon merkezinde.

2. Yeni bir kreatif direktör arayışındaki DIOR'un başına Ricardo Tisci'nin geçeceği ve markanın stylisti olarak da Carine Roitfeld'in olacağı dedikoduları ayyuka çıktı! Aynı grubun içinden bir tasarımcının başa geçeceği büyük ihtimal, zira Galliano da Givenchy'den sonra Dior'un baş tasarımcısı olmuştu.

3. Benim dileğimse direk Haider Ackermann'ın yeteneği, yaratıcılığı ve bambaşka vizyonuyla DIOR'un baş tasarımcısı olması! Keşkeee! Ama dedikodulara göre onu Givenchy'nin baş tasarımcısı yapma düşüncesi varmış grubun:)



4. Blake Lively'nin CHANEL'in Mademoiselle çanta koleksiyonunun yeni yüzü olduğunu duyurmuştuk vee işte Blake'li reklam kampanyasından ilk görüntü. Tabii ki Karl Lagerfeld'in objektifinden. Sarışın ve fazla Amerikanvari olman yetiyor bu hayatta, yolunu Anna Wintour açıyor:)

5. Paris Moda Haftası kurşun döktürse yeri var! Dedikodular, rehabilitasyonlar, depresyonlar! BALMAIN'i yeniden ennnn çok arzu edilen moda evlerinden biri haline getiren ama bence seoznlardır aynı şeyi Süleyman Demirel'in tabiriyle temcit pilavı gibi önümüze sunan, haddinden fazla pohpohlandığına inandığım Christophe Decarnin de defilesini kapayamayanlardan oldu. Söylentiye göre taa Ocak'ta bir gün aniden kaybolan Decarnin bir akıl hastanesinde tedavi altındaymış ve son koleksiyona zaten hiç katkısı olmamış. Onun yerine koleksiyonu baş asistanı ve kreatif ekibi bitirmiş. Acil şifalar diliyoruz

6. HERMES'in özellikle son bir kaç aydır sürekli olarak lanet okuduğu LVMH pek etkilenmemiş olacak, 3.4 milyar doları bastırıp bir başka fenomenin, BVLGARI'nin, yarı hissesini satın aldı. Bol kazançlar dileriz:p

7. Peki bu ne şimdi? CHLOE'yi hepimizin wishlistine sokan, arzu nesnesi yapan tasarımcı Hannah MacGibbon'ın bu sezondan sonra CHLOE'den ayrılacağı söylentileri dolaşıyor. Hayııır bizi bırakma Hannah!

[Kaynak: wwd, fashionologie,nymag]

Bloglar sadece sahiplerinin değil aslında en çok da sizin! Size ait olanı sizden zorbalıkla almalarına izin vermeyin! Zorbaları cezalandıralım, masumları değil.
www.blogumadokunma.tumblr.com
www.facebook.com/blogumadokunma

22 Şubat 2011 Salı

FLASHION' NEWS | Kısa Kısa...

1) Carine Roitfeld'in son VOGUE PARIS kapağı Mart sayısıyla huzurlarınızda! Koleksiyonerlerin kaçırmayacağı bu sayıda kapak şaşırtıcı çünkü duyulmamış bir model, Saskia De Brauw var. Mert ve Marcus tarafından çekilen kapak için Roitfeld büyük bir isim yerinebir yıldız yaratma gücünü hatırlatırcasına bu Hollandalı modeli seçmiş sanki. Neredeyse modellik yaşını bile geçirmiş(29'unda) bu yeni kızı Roitfeld'e Ricardo Tisci tanıştırmış. Bir tek başarısı bile olmayan ve modelliği bırakmak üzereyken Roitfeld tarafından kapak yapılıp bir anda yıldızlaşan Lara Stone gibi bir "yoktan var etme" başarısıyla mı veda ediyor Carine? Zaman gösterecek.

2) Bunun yanında yeni editör Emanuelle Alt ilk VOGUE PARIS kapağında dantel bir Dolce&Gabbana içinde Gisele Bündchen'i seçmiş! Kapak için düşünülen fotoğraf yukarıda gördüğünüz gibi basına sızmış bile! Sportif, maskülen ve mono Alt kapak seçiminde biraz Roitfeld olmş bence: seksi, dantel, dağınık, Gisele!



3) Tom Ford iyiden iyiye abarttı diye düşünüyorum, ilk seferde hadi bir heyecan dedik ama ikinci koleksiyonunu da ilkinden bile gizli saklı ve özel gerçekleştirdi. Yine gizlilik sözleşmelerine imzalar atılarak girilebilen defileye bu defa fotoğrafçıyı vs geçin, Cathy Horn, Suzy Menkes vs gibi koleksiyon analizleri yazanlar da alınmadı! Ford "koleksiyonu hakkında yazılmasını istemiyor"muş! İyi de sanat yapıyorsun,eleştirilmeden ne anlamı var? Bakalım bu ne kadar sürecek, ilkinde duyduğum merak ve heyecanı duymuyorum bile, hem de ben bir Fordmanyak:)

4) Dün tüm dünyaya internet üzerinen canlı canlı yayınlanan Burberry defilesi internet üzerinden izlenme rekoru kırararak, Burberry markasına bir yeni rekor daha kazandırdı! Sosyal ağları bu denli etkin kullanan bir dev, kullandıkça daha da devleşn bir marka yok!

5) Londra Moda Haftası'nda TOPSHOP UNIQUE defilesinde modeller saç ve makyajlarla tavşana döndü, bu saçların gelecek sezon trendi olacağı şimdiden garantilendi! Topshop tavşan topuzuna hazır oluun:)

6) ALEXANDER McQUEEN... Vedasının üzerinden 1 koca yıl geçti, hala hüzün veriyor:( Metropolitan Sanat Müzesi Kostüm Enstitüsü "Alexander McQueen: Savage Beauty" isimli bir retrospektif sergiye hazırlanıyor. Daha güzel bir isim düşünemiyorum! Tasarımcının 20 yıllık tasarım kariyerinin sergileneceği retrospektif "The Savage Mind," "Romantic Gothic," "Romantic Nationalism," "Romantic Exoticism," "Romantic Primitivism" ve "Cabinet of Curiosities" isimli temalardan oluşacakmış ve McQueen'in 100den fazla kostümü sergilenecekmiş. Sergiyi 2 Mayıs'ta Anna Wintour, Stella McCartney ve Colin Firth, onursal başkanlar Francois-Henri Pinault ve Salma Hayek ile birlikte açacakmış. Sergi 4 Mayıs-31 Temmuz arası Met Müzesinde. New York çok şanslı!

3 Şubat 2011 Perşembe

IFW | IFW Sonbahar 2011 Başlıyooor! Son Haberler!

Gözümüzün bebeği Istanbul Moda Haftası bugün başlıyoor, bu defa ben uzaktan takip etmekle yetineceğim ama katılan tümm blogger arkadaşlarıma şimiden gazamız mübarek olsun diyorum, zira IFWnin tatlı, heyecanlı, keyifli oluşunun yanında çok yorucu olduğunu da söylemem gerek:) geçen IFWden sonra tüm bloggerlar yataklara düşmüştük:)

Size daha önce takvimi burada vermiştim. Salı gecesi, bir grup moda blog yazarı olarak IFW İcra Kurulu üyelerinden Süleyman Orakçıoğlu, Cem Kaprol, Mehtap Elaidi ve Seda Lafçı ile özel bir yemek yedik vee bazı haberler aldık, sizlerle onları paylaşayım.

  • Öncelikle bu yıl podyum ve ışıklandırma dünyaca ünlü bir isme THIERRY DREYFUSS'a emanet edilmiş, kendisi yıllardır Dior, Givenchy gibi devlerle çalışıyor, en nlü işi ise Eiffel Kulesi'nin ışıklandırması.
  • Podyum yürü yürü bitmez uzunluktaymış tam 35 metre! Kısıtlı sayıda doğru düzgün modelimiz var zaten, onların bacaklarına kuvvet diyorum:)
  • Bu yıl defilelere girişler, basın akrediteleri dahil çok farklı bir sisteme geçmiş. Öncelikle her yere sınırsız giriş sağlayan "ALL ACCESS" devri bitmiş. Her güne farklı renkte kart, her defleye farklı isimli kartlar hazırlanmış. Basın bile her defile için tek tek ve ayrı ayrı akredite olacak ve o defile öncesinde basın kartını alacakmış.
  • Defilelerin hepsi de tek bir podyumda gerşekleşecekmiş, salon 900 kişilik ama tabii bir kısmı basın ve fotoğrafçılara ait bu kontenjanın. Tek podyumda hazırlıklar nasıl yetişecek sorunsalını hemen alt kata kurulan backstage ve prova podyumu ile gidermişler.
  • Tabii CPIsız bir IFW düşünülemez, çünkü bu etkinlik aynı zamanda Türk tekstil ihracatını arttırmak, Türk tekstilini yabancı alıcı gruplarla buluşturmak için var, Santral'de kurulan çadırda da CPI fuarı var, fırsatınız olursa standları ziyaret edin mutlaka:)
  • Bir de IMA'dan harika etkinliklerin haberini vereyim! IFW'de sadece seyirci olmayın, katılımcı da olun. IFW boyunca 10:00-16:00 arasında CPI çadırında IMA ve London College of Fashion işbirliğinde şahane workshoplar sizin katılımınızı bekliyooor:) Bilgi ve rezervasyon için 0212 219 41 41'yi arayabilirsiniz:)
  • IFW İcra Kurulu ilerleyen zamanlarda tüm İstanbul şehrini podyuma çevirme niyetlerinin de sinyalini verdi:)
  • Dedikodik kısımlara da gelelim; biliyorsunuz "Tanrı kadını yarattı"lardan DITA von TEESE geliyor. DAMAT defilesinde podyuma çıkacak von TEESE gelmeden özel bir havyar, şampanya ve humusun mutlaka hazır olmasını istemiş:)
  • Defilelerde ise yerli ünlü isimlerden SERENAY SARIKAYA hem Özgür Masur hem Collins, PELİN KARAHAN ve DAĞHAN KÜLEGEÇ Collins defilelerinde podyumda olacak.
  • Defilelerde bizi birbirinden güzel sinevizyon gösterileri ve şovlar bekliyor!p
Podyum şovlarının katlanarak artması ve hatta sınır tanımaması; couture bilincinin oturması; artık farklı, özgün ve iz bırakacak tasarımların artması; Türkiye'de modanın replikasyon dan öteye geçip artık bir moda kültürünün oluşması; podyumda yürümeyi bilen modellerin sayıca artması ve frikik avına yatmış seviyesiz magazinin yok olması; IFW boyunca gazetelerde açılmış göğüsten daha fazlasını görülebilmesi temennilerimle herkese keyifli IFWler diliyorum:)

30 Ocak 2011 Pazar

KOLEKSİYON | Koton Beachwear Kampanyası Bir "Esin"lenme Klasiği!

Geçen yıl IFW'de KOTON marka olarak bir ilke daha imza atmış ve mayo koleksiyonu ile karşımıza çıkmıştı. Üstelik sadece başarılı bir koleksiyonla değil, bir de süpermodelle! Hepimiz gerçek bir meleği yakından görmenin heyecanına kapılıp, izdiham bile yarattık:p



Gel gör ki bir an Türkiye topraklarında olduğumuzu unutmamıza asla izin verilmiyor, Türkiye'nin ennn büyük, üstelik başarılı, üstelik ihracatı yüksek bir markası bu güzelim "ilk"ini klasik bir "hep"le bozuyor, elde var hayal kırıklığı! KORAY BİRAND gibi bir yeteneğin akıllara zarar çektiği KOTON Beachwear kampanyasına BURADAN buyrun, hemen yanına da VOGUE Paris için geçen Haziran'da Isabeli Fontana'yı çeken MIKAEL JANSSON'un editöryaline BURADAN bir pencere açın. Yan yana durakoysunlar, biz yeniden "Neden? Ne gerek var?" diye soralım. Hem fotoğrafçı, hem art director, hem marka o kayalardan atın kendinizi aşağıya! Orada bir de "creative" bir isim var, esas sorunum kendisiyle, nasil "creative" bu direktör?! Bir de üstelik uluslararası sitelere düştünüz bununla! Aradaki tek fark Kerpe'nin güzelim denizi, masmavi göğü:)



Ha yetmezse bir de şuradan Modenise ya da Moda ve Sosyete bloglarından Eda Hanım'ın "esin"tisine bakın:)

Birisi Türkiye'nin başarılarla dolu büyük bir markası, diğeri stiliyle öncü olduğu düşünülen, üstelik belli bir kültüre sahip bir zümreden bir ünlü isim, bir nam-ı diğer "ikoncan". Daha hala "özgün" tasarım, "sokak" modası, "tekstil" cenneti, "medeniyetler" mozaiği diye yırtınalım!

[Görseller: fashiongonerogue]

21 Ocak 2011 Cuma

FLASHION' NEWS | Özlem Süer Yine "Özel" !



Bu tarihi not edin modayı seven, modayı severken "özel" olmayı da seven hanımlar: 01 – 20 ŞUBAT 2010

ÖZLEM SÜER Akmerkez'de BLACK BOX ile başladığı gerilla mağazacılık atağına Kanyon'da devam ediyor! Bir yandan modaya yön verip, bir yandan şehre renk katmaya, ve tabii ki bizleri de bekliyor:) Ekim'i hatırlayın, her etkinlik günü nasıl da dinamik, renkli ve tasarım doluydu:)

Bu defa aynı heyecan, katlanan keyfiyle 01-20 Şubat arası yani yalnızca 3 haftacık Kanyon'da! Kanyon'a özel tasarlanan ve uygun fiyat aralığı ile günün her saatine göre olan koleksiyon her hafta yenilenecek!

Sürprizler bitmedi! Benim anlata anlata, Tolga Günay'ın fotoğraflaya fotoğraflaya bitiremediğimiz o eşsiz güzellikteki Özlem Süer HOUSE isimli köşkü ,mimar Sinan Kuran aslına sadık kalarak mini bir eşini yaratıp Kanyon B2 Katındaki meydana konduracak:)))))))))))Sonra gelsin leziz ikramlar, Virgin Radio DJ’lerinden müzikler, Salı - Perşembe partileri , blogger buluşmaları, söyleşiler...

Projede aynı zamanda bir sosyal sorumluluk hareketine de destek var... Penti ile Özlem Süer işbirliğinde 100 adet siyah çorap, gelirinin tamamı Özürlüler Vakfı’ na aktarılmak üzere Kanyon'da konumlanacak Özlem Süer mini köşkünde satılacak... Bu şahane şeylerden en az birine katılmamak olmaz hanımlaaar!

19 Ocak 2011 Çarşamba

FLASHION' NEWS | Kısa Kısa...

Moda dünyasında neler oluyor kısa kısa bir bakalım...


  • Floransa'da başlayan ve Milan'da devam eden Pitti Uomo erkek moda haftası gözlere ayrı gönüllere ayrı hitap ediyor. Her gün onlarcası gelen sokak stili fotoğraflarına bakıp bakıp heder olmaktan defilelere kanalize olamıyorum hanımlar, biraz da burada İstanbul'da siz de böyle olun beyler! Siz de tıklayın burdan buyrun :)

  • Sol üstteki fotoğrafta güzeller güzeli Lara Stone, enfes bir GUCCI içinde VOGUE Paris kapağında, evet Carine Roitfeld'in son kapaklarından biri:( Ve inanılmaz güzellikte bir kapak, renkler, fotoğraf, styling... Mart ayı kapağı da Carine Roitfeld imzası taşıyacak ve Nisan itibariyle yeni editör Emanuelle Alt neler yapacak göreceğiz.
  • Senaryosu ayrı, oyunculukları ayrı, kostümleri ayrı mükemmel olan Black Swan filmi için RODARTE tasarımcısı Mulleavy kızkardeşlerin 40dan fazla kıyafet hazırladıklarını biliyoruz, pekii Rodarte'nin En İyi Kostüm Oscar'ına aday olamayacağını biliyor muydunuz?! Evet Costume Designers Guild üyesi olmadıkları için film kostüm Oscar'ını kazanırsa ödülü filmde "emeği geçen bir diğer isim alacak. Aynı şey zamanında Audrey Hepburn'ün rol aldığı Sabrina filmindki kostümlerini hazırlayan büyük usta HUBERT de GIVENCHY'nin de başına gelmiş:o
  • Miranda Kerr ve Orlando Bloom'un 6 Ocakta dünyaya gelen mini oğullarının ilk fotoğrafı:) Annesinin tescilli bir melek olduğunu henüz bilmiyor! Anne güzel, baba güzel, bu oğlan ileride çok can yakar:)
  • Şangay muhteşem bir sergiye ev sahipliği yapıyor! Şangay'daki MOCA sanat galerisinde CHANEL retrospektifi sergisi başladı.
  • Bu aralar her şey erkekler için! Pitti Uomo tam gaz devam ediyor, önce Floransa'da, şimdi de Milan'da erkek hazır giyim moda haftası var. Erkeklere bir güzel haber de JIMMY CHOO'dan geldi, ilk erkek serisiyle CHOO hazır, hazır ama bana biraz zorlama geldi!

  • Scarlett Johansson'dan boşanmak üzere dava açan Ryan Reynolds'ın "The Proposal" filminde başrolü paylaştığı Sandra Bullock ile olduğu dedikoduları ayyuka çıkmış durumda. Scarlett'i bir gram sevmem ama doğruysa Ryan gözümden düştün derim, nerede o "Two Girls, A Guy and A Pizza Place"deki cici Berg:o
  • Rihanna tabii ki her ünlü şarkıcı ve moda ikonu kombosu gibi parfüm işine el attı, parfümü çok yakında raflarda yerini alacakmış, ismi Reb'l Fleur, makyaj her zamanki gibi olağanüstü!
  • Bir haber de bizden! Bu akşam BUILDING'de Bloggers+Designers isimli nefis bir projeyle pek yakında size sürprizimiz olacak:) Detaylar daha sonra, ben Off Ne Giysem Biu ve Noter Bey'e vekalet verdim :)
  • L'OREAL pek çok pek çok ünlü yüzüne bir yenisi daha katıyor, artık Gwen Stefani de L'oreal kızı:)
  • Heyy en güzel haber en sona! Bu Cumartesi The Hall'da Insomnia by Beck's 70'ler partisi var, ahhh kaçırdığıma en çok üzüldüğüm şey bu oldu işte! Biliyorsunuz 60'lar partisinde çok eğlenmiş, efsane olmuştuk, hadi şimdi sıra sizde, 70'lere bürünüp doooğru partinin yolunu tutun, bol bol foto çekin:))

10 Ocak 2011 Pazartesi

DERGİ | Beklenen Dergi the MAGGER Yayında!



Sizlere bugün yayına başlayan yepyeni bir oluşumu takdim edeyim hanımlar: the MAGGER. Özgün, özgür, dinamik ve daha önemlisi okurları tarafından şekillendirilen bir dergiler topluluğu. Bir tıkla 4 farklı dergiyi aynı çatı altında görüp, okuyabileceğiniz bir "ilk".

the MAGGER, zengin bir moda albümü olan theSPOT; dört başı mamur bir kadın dergisi olan theFEMME; şehri ve yaşamı aktaran theMET; derleme fotoğraflarla büyüleyecek theSHOT'dan oluşacak.

Bitmediiii:) Siz de "MAGGER Ol!" seçeneğine sahipsiniz: yazabilir, moda çekimleri yapabilir, seyahatlerinizi anlatabilir, kısacası iz bırakabilirsiniz.

Üstelik STYLEBOOM da moda yazılarıyla the MAGGER'da!

18 Aralık 2010 Cumartesi

YUPİİİİİİİ! | Styleboom Her Ay XoXoTheMag'de Yazacak:)

Hani her ay sabırsızlıkla elinize geçsin diye beklediğiniz, bütün ay yanınızda süründürüp okumaktan sömürdüğünüz, fotoğrafları başınızı bir sağa bir sola eğerek hummm şeklinde inceleyip, yuh şeklinde beğendiğiniz dergiler vardır ya, işte çıktığı günden bu yana alternatif dağıtım şekli, özgürlüğü ve özgünlüğüyle XoXoTheMag
benim için böyle bir dergiydi...

Ve ben bu güzel dergiden kendilerine yazmamı isteyen bir davet aldim yupii:) İşte Aralık sayısında ilk yazımla huzurlarınızdayım!



Ben yazdıkça beni okuyan sizlere, bana yaz yaz diyen maillerinize ne kadar teşekkür etsem az! Hem bugün güzel bir yerde olan Styleboom'da, hem Radikal Tasarım Gazetesi'nde ve şimdi de XoXo'da yazmam hep sizlerin "okuma"yı sevmenizle oldu.

Styleboom'u (R)evolution/(D)evrim kategorili çok devrimsel(!) moda yazılarıyla bir de kağıt kokusuyla okumak isterseniz XoXoTheMag her ay kapınıza gelsin diye hemen yalnızca kargo ücretini ödeyerek yıllık üye olabilirsiniz(XoXo dergisi ücretsiz,sadece kurye hizmeti için ücret alınıyor).

Styleboom transferiyle XoXo ne de güzel bir iş yapmış derseniz, bunu göstermek için hemmen
Facebook'tan XoXo'yu likelamanız/beğenmeniz ve desteğinizi göstermeniz yeterli:)

8 Aralık 2010 Çarşamba

FLASHION' NEWS | Brit Fashion Awards Sahiplerini Buldu



Pek tabii ki beklenen oldu ve önce Chloe, şimdi Celine'i şahlandıran, bu sezon olan biten şeylerin neredeyse tamamına ilham olan Phoebe Philo yılın tasarımcısı seçildi.



Yeni prensim Nicholas Kirkwood da eli boş dönmedi ve o sanat eserinden farksız ayakkabıları kendisine Yılın Aksesuar Tasarımcısı ödülünü getirdi.





Alexander McQueen hayatboyu başarı ödülü ile onurlandırıldı ve yeniden anıldı:/

Nicola Formichetti, Naomi Campbell ve Burberry de özel ödüllerle salondan ayrıldılar.

[Kaynak: Telegraph]