Solda birlik, sağda birlik, milli bütünlükte birlik, sel felaketinde bile birlik sağlayamayan canım milletimin "moda"da birlik sağlaması elbet düşünülemezdi. İşte karşımızda bir bütünleşememe, destekleyememe, birlik olamama ve hatta gerekirse çamur atma, sabote etme öyküsü daha! Biz modaperestlerin(ki buna moda endüstrisi, moda severler, tasarımcılar,fotoğrafçılar vs dahil) yıllardır hayalini kurup beklediği bir moda haftasına bu sene Ağustos'ta gerçekleşen Istanbul Fashion Days(IFD) ile kavuşmuştuk. Gel gör ki "körün istediği bi göz allah verdi iki göz" misali gündeme bir başka moda günleri bombası mı desem balonu mu desem düşüverdi!! İstanbul'u moda başkenti yapma yolunda atılan çok önemli bir adım olan IFD'ye daha emeklerken takılan bu çelme yani "Fashionable Istanbul" adı altındaki bu alternatif moda günleri ne kadar doğru tartışmalıyız bence. Ama öncesinde "Fashionable Istanbul" nedir onu bir öğrenebilsek! Moda günleri deniyor(takvim nerede?), dünya moda haftalarının finali deniyor(dünya moda haftalarının bundan haberi var mı?).
Fashionable Istanbul'a neden mi "balon" dedim? Çünkü söylentilerle dolu magazinel demeçlerden başka bir şey yok elde avuçta, bulamıyorum, öğrenemiyorum! Yangından mal kaçırırcasına, bir telaş, bir hadi hemen yapalım havası seziyorum ben. Ekim'de gerçekleşeceği söylenen Fashionable Istanbul'un henüz halen bir basın tanıtımı yapılmadı, oysa 14 gün 09 saat 26 dakika sonra Ekim! Kıyaslayalım: IFD’nin Devlet Bakanı tarafından tanıtımı 10 Haziran, basın tanıtımı 2 gün olmak üzere hem ekonomi(bu kısmı ciddi) hem magazin(bu kısmı renkli) basınına çok da şık bir şekilde 29-30 Haziran tarihlerinde yapılmıştı, İstanbul Fashion Days'in başlamasına 1 aydan çok zaman kala. Bu arada IFD'nin basın tanıtımından aylar aylar önce, tohumlarının ilk atıldığı ve telaffuz edilmeye başlandığı zamanları da hatırlayalım: Şubat-Mart, yani krizin en cafcaflı, en can yakıcı olduğu aylar.
Ama Hikmet Tanrıverdi(ITKIB), İsmail Kutlu(IFD Komitesi) ve Bahar Korçan( MTD ) gibi, bizim gibi hayal kurmayı seven idealistler elini taşın altına, hem de çok ağır bir taşın altına koydu. Ve de tüm eksikleri, pürüzleri, geliştirilmesi gereken yönlerine rağmen ne de güzel oldu, ne çok konuşuldu, yabancı basında ne çok hayranlık uyandırdı ve ne çok yetenek düşlemek, tasarlamak, dikmek ve satmak için olağanüstü bir platform buldu. Bu noktada bir "Türk"e yapacak tek şey kalıyor: "vay be çok başarılı oldu, basın aç kurt gibi saldırdı, sayfa sayfa yazıldı, baya para da kazanıldı, iyisi mi bravo demek yerine biz hemen alternatif bir organizasyon yapalım; iyisi mi pastayı büyütmek yerine bölelim parçalara şu pastayı gitsin!" demek. Bir moda haftasının/günlerinin takviminin bu kadar kısa süre kala çoktan belli olması gerekir, ama elimizde değil takvim bir web sitesi bile yok! Yine IFD'yle kıyaslarsak moda günlerinin mekanı, katılımcıları, gün ve hatta saatleri bile internetten hem kendi web sitelerinden hem de çeşitli başka sitelerden Haziran başında duyurulmuştu.
Eh madem elde somut bir şeyler yok, o zaman bu blogcu söylentiler üzerinden gider mecburen. Gururla basında yer alan şu söylentileri bir değerlendirelim:
(1) ROBERTO CAVALLI DEFİLESİ OLACAK
İşte bu çok sağlam geldi!! Tüm ciddi ve geçerli moda haftaları gibi takvimi epey zaman önce belirlenen ve 23-30 Eylül arası gerçekleşecek olan MILANO MODA HAFTASI'nın programına göre 24 Eylül'de ROBERTO CAVALLI İlkbahar/Yaz 2010 koleksiyonunu tüm dünya basını orada olacağından tüm dünyaya sunacak. Aynı şekilde alt markası olan JUST CAVALLI'yi de. Peki bu durumda Ekim'de Fashionable Istanbul'da sunulacak koleksiyon hangisi olacak? Eğer aynı koleksiyonsa bu sadece bir moda skandalı değil, dünyadan bihaber olduğu düşünülen biz 3. dünyalılara bir hakarettir de! Yok Fashionable Istanbul için hazırlanmış özel bir koleksiyonsa o zaman sevgili okuyucu bu yazının devamını okumaya gerek yok, şapka çıkarıyor, takdir ve tebriklerimi sunuyorum!
(2) PODYUMDA ELIZABETH HURLEY OLACAK:
Vay be işte moda haftası dediğin böyle olmalı! Şu an 45 yaşında olan ve podyumları 1999 senesinde bırakan Hurley zaten podyum modeli değil fotomodeldir. Hala dünyanın en güzel kadınlarından biri olmasına rağmen kendisi bir manken eskisidir, oldu olacak yanına Canan Mutluer'i de katalım! İşte yine "moda" için değil "magazin" için moda! Bari IFD'nin uluslararası model konusundaki eksiğini yakaladınız(ki gerçekten öyleydi), tespit ettiniz, tutun buraya Raquel Zimmerman, Karlie Kloss, Lara Stone, Isabeli Fontana'yı getirin! Şu anda en büyük tasarımcıların podyum modelleri, top modeller bunlar! Ama vitrin için getirilebilir tabii ki neden olmasın, biz bayılırız ikinci sayfaya, ya da kendi mayo markasından bir koleksiyon sunabilir bize!
(3) IFD ULUSLARARASI OLAMADI YERLİ KALDI, BİZ ULUSLARARASI OLACAĞIZ
Bunu söylemek için IFD'yi yalnızca gazetelerin ikinci sayfasında yer alan kalça ve bacak fririkleri üzerinden takip etmiş olmak lazım! Burada biraz rakam ve linkler vermekde yarar var. En basitinden başlayalım, yalnızca ingilizce dildeki arama motorlarına(english google, altavista vs) "Istanbul Fashion Days" girdiğinizde dış basında yer alan bilgileri görebiliyoruz, yani Türkçe google'lamaktan bahsetmiyorum burada. Örneğin
WWD;
US FASHIONMAG;
CCTV;
ALL VOICES;
IB TIMES;
PEOPLE DAILY;
FASHIONFREAX;
FIBRE;
FASHION REPORTERS;
FASHION CAPITAL;
SPORTSWEARNET gibi sitelerde. Bu linklerden en dikkat çekici olanı
WWD'dir, dünya modasının en geçerli ve bir numaralı haber kaynağı yayınladığı haberlerde öyle seçicidirki, headlinedan girmek epey zordur. Takvimler, yeniler, eskiler, iflaslar, değişen tasarımcılar, üretilen kumaşlar, kozmetik yenilikler hepsi ilk önce WWD'den duyurulur.
Şimdilik Fashionable Istanbul aratınca yabancı basında herhangi bir şey çıkmıyor. Kısacası IFD uluslararası çapta adını İstanbul'un moda günleri olarak duyurmuş ve takvime girmiştir, yani resmileşmiş ve devamı beklenir hale gelmiştir. Rakamlara gelince 30 yıldır kimsenin başaramadığı, yemediği, becermediği bu moda günlerine 22.500 ziyaretçi katılmış ve binlerce dolarlık satış ve bağlantı yapılmıştır.
(4) YABANCI TASARIMCILAR IFD'DE YOKTU, BU ORGANIZASYONDA OLACAK
Artık bu noktada ne desem bilemedim ki, örneğin
buradan NEW YORK MODA HAFTASI ve
buradan da LONDRA MODA HAFTASI takvim ve tasarımcılarını görebilirsiniz. Bakınız örneğin New York'ta Papua Yeni Gine Moda Birliği'nden bir tasarımcı yok, acaba neden? NY Moda Haftası yeteri kadar uluslararası değil anlaşılan, Amerikalı tasarımcılar kendi aralarında takılıyorlar! Ya moda haftasının olayı zaten o şehrin, ülkenin tasarımcılarını ve yeteneklerini dünyaya tanıtmaktır. New York'ta CFDA(Amerikan Moda tasarımcıları Konseyi), Londra'da BFC(Britanya Moda Konseyi)'ne kayıtlı tasarımcılar defile yapar, dışarıdan gelmek isteyen de buyurur takvimde yer bulursa gelir. DIOR örneğin kalkıp New York'da defile yapmadığı için yerel bir marka mıdır? Bu komediye bu kadar yazdığıma bile inanamıyorum! Neymiş tek Türk HÜSEYİN ÇAĞLAYAN olacakmış, ne yani hiç Türk tasarımcı olmaması bir başarı göstergesi midir? ÇAĞLAYAN’ın da Amerika’da Kıbrıslı burada Türk oluverdiğini(!) bilmeyen yok!
IFD'nin eksiği yabancı tasarımcı değil yabancı lüks büyük mağazacılık temsilcilerinin olmamasıydı, yalnızca HARVEY NICHOLS vardı ki Gamze Saraçoğlu anlaşması da yaptılar bildiğimiz kadarıyla. Umuyoruz NEIMANN MARCUS, SAKS 5th, NET-A-PORTER olsun ileride. Bir tasarımcı için en önemli iki şey A-list ünlülerin üzerinde görülmek(isim için) ve bu büyük lüks mağazalara parça satabilmektir(para için), bir moda haftası için de en önemli şey bunu sağlayabilmektir, ithal olanı sunmak değil! Bir hazır giyim markası içinse en önemli şey dünya pazarındaki payını arttırmak, ihracatını yükseltmektir, ithal edin diye moda haftası yapılmaz, ihraç edelim diye yapılır. Yabancı marka ve tasarımcıların ağzımızı sulandırması ve Tahtakale’ye taklit mal esinleri vermesi değil, yerel marka ve tasarımcılarımızın dışarıya çıkabilmesi bizi zengin, özgün ve konuşulur yapar!!
Ben bu iki çok önemli nokta için büyük adımların IFD sayesinde atıldığını düşünüyorum, markalar büyük başarı sağladı bile, aynı şey tasarımcılar için de neden olmasın? Daha fazlası neden olmasın? Neden IFD büyümesin? New York'ta ya da Paris'te otellerin salonlarında kendi imkanlarıyla yırtınarak, takvime bile girmeyen ve sadece diplomat eşleriyle Istanbul'daki kankilerine sunuş yapan tasarımcılar, moda sektörünün bir birinden hazzetmeyen büyük patronları, yurtdışındaki dergilerden copy-paste yapmaktan usandığını umduğum moda basını, hepinizden bu güzel bebeği bir üvey kardeşle korkutmaktansa, sadece eleştirip cüce bırakmaktansa allayıp pullamanızı, büyütmenizi diliyorum...Bir şehrin bir çok moda haftası olabilir, dünyada da var. Ama henüz rüştünü ispatlamaya, içindeki zenginliği dünyaya tanıtmaya çabalayan şehirler değil bunlar. İSTANBUL'U "BİRLİK"TE MODA ŞEHRİ YAPMALI!
[Kaynak:flickr, google, altavista,style.com,wwd,ifd,dailymail]