26 Şubat 2010 Cuma

MILANO MODA HAFTASI | D&G - BLUGIRL

For English, please click here...

STYLEBOOM doğumgünü sebebiyle bu hafta boyunca bir çok sevgili okuyucu maili ve yorumlarıyla hem şımartılıp hem tavsiyelere boğuldu:)) ve bu yorumlara kulak verme zamanı da geldi. İlk olarak STYLEBOOM'un arka fonunun açılması ve bilingual olmasıyla işe başlıyoruz:)) Herkese teşekkürler!

D & G:



D&G koleksiyonu ultra lüks, süper şık bir kar/kayak keyfi sunsa da beni soba başında kestane közlenen zamanlara götürdü daha çok! En azından annemin ördüğü ren geyikli ve kar taneli kazakları giydiğim küçüklüğüme! Aynı nostaljiye karşı koyamayıp geçen kış MUDO'da gördüğüm bu desendeki süveterlerden de bir tane almıştım yılbaşına yakın!

Belde biten örgü kazaklar, yine örgü şort, tulum ve bodysuitler uçuşan şifon etekler, mini bohem elbiselerle süslenmiş, ince kemerler ve mukluk botlar da resmi tamamlamış. Son olarak siyah yelek, smokin ceket ve illaki siyah fularla inceden maskülen bir hava katılmış kar beyazı şifon romantik elbiselerle koleksiyon tamamlanmış.






BLUGIRL:



ANNA MOLINARI de sezonun kürk trendini yakalamış, kürksüz olmayacağına kannat getirmiş ve bu işi yün kullanarak temiz şekilde halletmiş! Yünden dev ve hacimli buklelerin kürkü andırdığı kabanlar, omuz ve boyunluklar, yelek ve hatta öantalar tasarlamış. Ana renkler beyaz, beyaz ve altın, siyah ve gri. Kahve ve sütlü kahve tonlarında flörtöz leopar desenler,
dantel ve payetler ön planda. Payetler birçeşit yağlı boya görüntüsü verecek şeklde kullanılmış.







[Kaynak/Source:wwd]

3 yorum:

Coşkun Hürsel dedi ki...

Arkaplanın açılması çok iyi olmuş, gözlerimiz siyah arkaplanda çok yoruluyordu. İki dilli olma konusunda benim tercihim tamamen aynı görselleri kullanan iki paralel blog yönünde. Ben öyle yapıyorum, gerçi İngilizce kısmını epey ihmal etsem de... Aslında çok kolay, hiç ekstra yük getirmiyor. Konuya biz Türkler açısından değil, yabancılar açısından bakalım. Ben iki dilli Norveççe-İngilizce ve Lehçe-İngilizce birkaç moda blogunu takip etmeye çalıştım. Diller o kadar yabancı ki, hem bana bir tedirginlik verdi hem de yorum yaparken hep "acaba benden sonra yazanlar bana küfür mü ediyorlar?" sorusunu getirdi aklıma, bir süre sonra da bıraktım.

Style Tricks by Ully dedi ki...

Beyaz arkaplan cok daha guzel olmus gercekten :) Ingilizce de yazmak benim de uzun suredir dusundugum birsey ama cesaret edemedim suana kadar, sen bak bakalim cok zor oluyor mu :)

*STYLEBOOM* dedi ki...

tesekkur ederiiiim, evet benim de icim acildi:)) siyahi patlatan renkleri o kadar seviyorumki, nedense hep oyle dusunmustum basta ama evet okumasi zormus simdi ben de anladim:))

ingilizce isine gelince ully'cim simdilik zorlanmadim cunku kisa kisa seyler yazdim ama bazen dokturesim geliyor, iste o zaman gorucez haha:))o durumda da acikcas once ingilizcesini yazmayi tercih edecegim galiba! @coskunhursel: "for english press 9" :))olayini ben de dusunuyorum acikcasi daha şık olacak oyle, biraz ısınayım da ingilizce kismina, saniyorum o sekile sokacagim. tesekkurler!